Ninatta'nın Bileziği;
Ahmet Ümit bu eserinde, 3300 yıl öncesine ait "oniki Tablet' te" yazılanlardan esinlenerek , Hititler'in başkenti Hattusa' da geçen bir yasak aşk öyküsünü şiirsel anlatımla sunuyor. Kadeş Savaşı sırasında yaşanan Aşkın hikayenin kadın kahramanı Ninatta'nın anlatımıyla öğreniyoruz. Soylu bir ailenin genç kız olan Ninatta, ülkenin başarılı komutanı, kralın da en çok güvendiği ve danıştığı kişi, babası yaşındaki Nuvanza'ya aşık oluyor. Hititler'in ahlaki yapısı içinde kabul edilmesi mümkün olmayan bu aşk hikayenin kahramanı Ninatta olmak üzere bir çok kişinin felaketi oluyor. Felaket bir kabus gibi Hitit ülkesinin üzerine çöküyor. Hikayenin kısa özeti bu olsa da; Hititlerin günlük yaşamı, siyaset ve adalet sistemi, ahlaki yapıyı, dinin kurumsal işleyişi hakkında fikir sahibi oluyorsunuz.
Bana göre , Ahmet Ümit, bu lanetli aşk hikayesini çok iyi bir araştırmayla Hitit tarihine uyarlamış ve kurmacayla gerçeği birleştirmiştir.
Usta yazar Ahmet Ümit, polisiye romanları özelikle ( Komiser Nevzat) hikayeleri ile tanıdığımız bu yazar. Ninatta'nın Bileziği ile bambaşka bir kimlikle karşımıza çıkıyor.
Çalıştığım Kurumun bir semineri vesilesiyle 2013 yılında Çorum'un Boğazkale' de Hattuşa antik kentini gezi programında görme fırsatım olmuştu. Bu muhteşem kent ,tarih eserler ve tabletler beni çok etkiledi. Ahmet Ümit' in Ninatta'nın Bileziği ile de daha başka bir tat almış oldum.
Ben keyifle okudum. Tavsiye ederim.
Ninatta'nın BileziğiAhmet Ümit
Korku;
"İhanet yalanla birleşmiş iki günahın toplamıdır. Bu ihanet kendisiyile korkuyu da beraberinde getirir. Ya kaybetmek istemediklerinden ya da kaybettiklerindendir bu korku. "
...
Ünlü bir avukatın karısı olan Irene tanıştığı bir piyanistle kocasını aldatır ve bu gençle yasak aşk yaşar Ancak bu aldatma çok fazla sürmeyecektir. Hiç tanımadığı bir kadın Irene’in foyasını ortaya çıkarmakla tehdit eder. Şantajcısının tehditleri İrene'ye büyük korku yaşatır. Piskoljsi bozulur bunalıma girer. Hikayenin devamı Stefan Zweig' in " Korku" kitabında...
Eser hakkında biraz yorum yapalım mı ne dersiniz.?
Stefan Zweig' in bir çok eserini okudum her kitabında bir birinden ayrı konular değinilmiş, ayrı duygular ayrı anlamlar yüklü bence Stefan Zweig duygu aktarımında olağanüstü bir yeteneğe sahip. Her kitapta farklı bir duyguyu işliyor, psikolojik tahlillerde bulunuyor. "Korku " kitabında, korku‘yu ruhunuzun derinliklerine kadar hissediyorsunuz.
Zweig’ın, Irene’in yaşadığı korkuyu tanımlama biçimi. Okuyucuya aynı suçluluk duygusunu, aynı bunalımı, aynı korkuyu yaşatıyor. Hissedilen duygular o kadar tanıdık o kadar gerçekçi ki , Irene’in değil de sizin korkularınız oluyor.
Şunu diyebilirim ki Zweig ' in eserlerinde kısa ama anlam yüklü içi dolu bir birinden farklı duygular içeren her birimizin içinde olan ve hissettiği duyguları ve içine düştüğü bu tür durumları en iyi biçimde yansıtarak okuyucuya sunmuştur.
Ben keyif alarak okudum.
Tavsiye ederim. KorkuStefan Zweig