kizlar anlık lise kurgusu aserip basladik valla hataymıs cidden cokkotuydu bu zamanda okunmaz hele bir sahnesi var elim ayagim titredi okurken siz yanlislika okumayın sakın tm
hani böyle arada ya ben serseri çocuk saf kız ilişkisi okuyayım dersiniz, sizi hayattan biraz uzaklaştırır; size bir şey katmaz ama odağınızı orada tutar ve bir yandan keyifli zaman da geçirirsiniz. tam öyleydi işte.
#okudumbitti#
Emine Tavuz'un Çürük vişne adlı serisinin ilk kitabına bitirdim. Hikaye esas kız olan Esila'nın ağzından anlatılıyor.
Esila, annesi tarafından henüz bebekken terk edilen bir genç kız. Babası annesinin evden gitmesi yüzünden kızını suçlar ve kendini alkole verir.
O depresyonla da kızına şiddet uygular. Bu ne yazık ki ülkemizin kanayan yarasından biri. Esila'ya sahip çıkan tek arkadaşı Almila ve komşusu var.
Gerçekten de olurken böyle iyi insanlar çok az kaldı dünyada dedim.
Esila şiddete dayanamadığı için bir gün evden kaçar. Tesadüfen de esas oğlanla tanışır ve onun evinde kalır.
En sonunda eve geldiğinde ise babası neyse ki durumu fark etmez. Ama sonraki günler Esila için hiç iyi gitmez.
Babasına sinir oldum resmen. Hangi baba evaldına bunu nasıl yapar ki. Asrın'ın onu her daim koruması çok güzeldi. Özellikle babasını dövdürdüğü sahnede içimin yağları eridi resmen.
E ne demişler eden bulur. Asrın ve Esila git gide birbirine aşık olmaya başladı. Özellikle birbirlerini kıskanması çok hoştu.
En çok okurken Burcu'ya gıcık oldum. Hayır yani seni istemeyen bir adamın peşinden koşuyorsun. İnsanda az gurur olur değil mi? Ama yok.
Özellikle Lavin ve Esila'nın konuştuğu sahne ve okuldaki herkesin bunu duyması beni şok etti. Bu Burcu'nun bir oyunu olabilir mi dedim.
Partide de Esila'nın bir an havuza düştüğü sahnede korktum. Neyse ki bir şey olmadı.
Bora'nın Esila'ya ettiği aşk itirafı beni de şok etti. Sonunda ise hiç beklemediğim gibi oldu.
Kimi zaman hüzün kimi zaman da heyecanlı bir hikayeydi.
Paunım 10 üzerinden 9.
Esila, onunla tanıştığında ruhuna daha fazla acı bulaştıracaktı belki de ama tek bir an bile pişman olmayacaktı. Çünkü geçmişin, sırtlarında açtığı yaraları koparıp atmak o kadar kolay olmasa da ikisi de yalnızca birbirleri sayesinde iyileşebileceklerini fark ettiklerinde, bolca acı vaat eden hastalıklı bir ilişkinin temelleri çoktan atılmıştı.
Arada çerezlik maksadıyla başladığım bir kitaptı ama Aman Yarabbi!! 5 cilt de ne demek?? Birincisinde bile o kadar tekrara saran olay vardı ki acaba aynı yerimi okuyorum diye sormadan
edemedim kendime, bir çok yerinde. Havada kalan bir çok olay ve anlamlandıramadığım çok fazla diyolog vardı. Kız karakterimizin ise sürekli himaye talep etme gibi bir sorunu vardı. O kadar şey yaşamışsın bu nasıl güçlü durma oluyor? Bana göre karakter ve yaşadıkları birbirini tutmuyordu. Bu tarz kitaplara alışık biri sevebilir ama benim gibi edebi eserlerin arasına çerezlik koymak isteyenler başka kitap araştırmaya koyulabilirler. Saygılar. Çürük Vişne - VecaEmine Tavuz
Öncelikle alıp okuyacağım bir kitap olmadığı hâlde bir şekilde elime geçince merak edip incelemelere bakıp bir şans veriyim dedim. Keşke vermeseydim. Yarım bırakmayı sevmediğim için okudum ama değmezdi. Beni kitapla ilgili rahatsız eden şeylerden birincisi gereksiz ve abartılı betimlemelerdi. İlk sayfayı açıp baksanız bile anlayacağınız birşey zaten. İkincisi ana karakter Esila'nın sürekli kendini aciz görmesi, babasından gördüğü şiddet sonrası bir erkeğe sığınması ve bu erkeğin yani Asrın'ın acayip davranışlarına rağmen onun yanında kendini güvende hissedip kendini ona bırakması çok saçmaydı. Kitap boyunca Esila'nın başına kötü bir şey geliyor, Asrın onu kurtarıyor ve alıp evine götürüyor. Erkek karakterin sürekli yüceltilmesi de başka bir rahatsız olduğum konu. Son olarak kitabın sonunun saçmalığı beni benden aldı. Neymiş efendim Asrın beyin hataya tahammülü yokmuş.(SPOİLER) Hata ne peki Asrın'ın kuzeni Bora Esila'dan hoşlanıyor ve Esila bunu Asrın'a söylememiş. Neyse bu kadar yeter. Kısacası okumayın gerek yok. Ben yaptım bir hata. Siz yapmayın. Kitaplı günler dilerim.