Bir diğer mesele, kitap okurken not alma konusudur. Ben yanımda kalem yoksa kitap okumam. Bu biraz benim mizacımla ilgili olabilir, bilemiyorum, ancak not almak konusunda oldukça hassasım. Zira bir kitaba 5 yıl sonra dönüp baktığımda tekrar sıfırdan okumamı engelleyen şey altını çizmem ve üstüne not almamdır. Üstelik bu okumamda aklıma gelen güzel bir örnek ikinci okumamda aklıma gelmeyebilir. Sonuçta kitabı ilk okuduğum anda gündemim ilgili konudur ve zihnim bu konuda daha hareketli, diri haldedir. İkinci okumamı yaptığım dönemde ise gündemim değişmiştir. Bu sebeple ilk okumam yeterli hassasiyette olmazsa kitabı zayi etmiş olurum. Elbette kalemsiz okusam bilginin tortusu yine bende kalır ve faydasız olmaz. Ama bilgimi bana lazım olduğu yerde delillendiremem.
Ayrıca ben algımın açık olduğunu notlarımdan anlarım. Eğer zihnim işlem yapmayı bıraktıysa ve kitaba itiraz ya da katkı yapamıyorsam ara vermem gerektiğini anlarım. Zihnimin yorulduğunu anlama kriterim ise "hâlâ okuyabiliyor olmak" değil "okuduğum üzerine işlem yapabiliyor olmak"tır.
Bazen çapraz okuma birbirine muhalif görünmeyen şekillerde de olabilir. Aynı konuyu iktisadi, felsefi, psikolojik yönlerden okuyabilirsiniz. Bu da bir çapraz okumadır. Yazarlarının illaki birbirine muhalif ya da düşman olması gerekmez. Aslında nihai maksatlardan birisi, bu farklı bakış açılarını kendi bünyende eritebilmendir. Birden fazla açıyı yakalayabilen tek göz olabilmektir. Bunun için çok fazla sahada talebe olmayı kabul etmek gerekir.İnsanların çoğu öğrendikleri tek sahada hoca payesi ile saygı görmeyi severler. Başka bir sahaya geçmek güvenli alandan (safe zone) çıkmak anlamına gelir. Bu, kendi alanında hocayken diğer alanda talebe olmayı kabul etmektir. Pek çok kişi buna cesaret edemez, tek pencere ile ömrünü tamamlar. Bu bir yavanlık göstergesidir. Birçok sahada meleke kazanmış birisi, en basit bir konuya dahi yaklaşırken birden fazla pencere yakalayabilmesi ile diğer insanlardan ayrılır. Onun yorumlarındaki temkinlilik çokça alanda talebe olması ve talebesi olduğu branşlarda yanılmayı müşahede etmesi sebebi iledir. Ancak yanılmayı sıkça deneyimlemenin bir avantajı, artık yanılgıyı ve yanılmanın alametlerini tanır hale gelmektir. Bu gerçekten hedef edinilmeye layık bir seviyedir. Kişinin bilmediği şeyleri öğrenmesi işte bu şekilde tahsil edilir.