Vedaları sevmem sonbaharı hatırlatırlar bana.
Alıntı
tekrardan selam.
bir kaç gündür buraları boşladım ve sanırım boslamaya devam edeceğim. Nedenini bilmediğim bir ruhsal bulanimdayim. Ne zaman geri dönecegim meçhul. O yüzden umuyorum ki ben gelene kadar bir yerlerde kendinizi kaybetmemiş olursunuz, kitaplarınızla ve sağlıcakla kalın. sevgilerimle..
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Git" diyorsun da Olmuyor işte git demekle, Her şeye rağmen gidemiyor insan. Bende sana "Sev" diyorum mesela. Sevebiliyor musun?
İnsan ve Duygular
Gölgelerin Uzunluğu: Evlat Olmanın Görünmeyen Ağırlığı
​Anne ve baba olmak, hayatın en büyük sorumluluklarından biri kabul edilir. Bir cana hayat vermek, onu korumak, kollamak ve geleceğe hazırlamak kuşkusuz büyük bir emek ve fedakarlık gerektirir. Ancak, "evlat olmak" çoğu zaman bu denklemin en az konuşulan ama iç dünyası en karmaşık olan tarafıdır. ​Anne ve baba, bir karakter inşa eden "mimarlar" ise; evlat, o binanın içinde yaşamaya çalışan, mimarisini kendi seçmediği odalarda kendi yolunu bulmaya çalışan "sakin"dir. ​Beklentilerin Ağırlığı ​Bir evlat, doğduğu andan itibaren üzerine yüklenen hayallerin ve beklentilerin ağırlığıyla tanışır. Ebeveynlerin kendi yarım kalan hedefleri, gerçekleştiremedikleri hayalleri ya da hayata dair korkuları, bir "miras" gibi evladın omuzlarına bırakılır. ​Evlat, bir yandan anne ve babasının değer yargılarıyla şekillenirken, diğer yandan "ben kimim?" sorusuna kendi cevabını aramak zorundadır. Bu, bazen ebeveynin arzularıyla kendi arzuları arasında kalmak, sadakat ile özgürlük arasında sıkışıp kalmaktır. Ebeveyn sevgisinin "koşulsuz" olması beklenir ancak evlat olmak, çoğu zaman bu sevgiyi "hak etme" veya beklentilere göre şekillenme baskısını da beraberinde getirir. ​Kırılgan Bir Köprü ​Evlat olmak, geçmiş ile gelecek arasında duran bir köprü olmaktır. Ebeveynlerin hatalarını, travmalarını veya öğretilerini taşırken, bir yandan da onları kendi zihninde temize çekmeye çalışır. Bir çocuğun kendi ebeveyninin "insan" olduğunu, onun da hatalar yapabileceğini fark ettiği an, çocukluğun bittiği ve gerçek sorumluluğun başladığı andır. ​Ebeveynlerin yaşlanmasıyla birlikte evlat, bu kez rol değiştiren bir rehber, bir koruyucu ve bir vicdan bekçisi haline gelir. Artık korunma sırası ona geçmiştir; bu, sevginin en ağır ama en olgunlaşmış halidir. ​Neden Daha Zor? ​Anne ve baba olmak bir "seçim"
*Ölümü düşünürken ölür insan…* *Ölmeden önce ölmelidir insan.* _Her gün biraz daha eksilen ömrümüzü çoğu zaman hiç bitmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Oysa ölüm, uzak bir ihtimal değil; her nefes alışımız kadar yakın bir hakikattir._ _Henüz hayattayken ölümü tefekkür edip pişman olmak, gözyaşı dökmek ve yapılan hataları fark etmek büyük bir nimettir. Zira pişmanlık, kalbin hâlâ ölmediğinin işaretidir. Ölümü hatırlayan kalp gaflette uzun süre kalamaz._ _*Bugün henüz nefes alabiliyorken, henüz tevbe kapısı açıkken, henüz secde edebiliyorken Rabbimize dönelim. Çünkü bir gün öyle bir an gelecek ki, dönmek isteyeceğiz fakat dönemeyeceğiz.*_ ```Ölüm uzak değil, her nefeste biraz daha yakınımızdadır..```
Rüzgarlı Masa
Sevdiğim ne varsa, Henüz veda ederken özlerdim Ondandır bu yorgunluklarım Dinlesem geçmez ki Beklesem dinmez ki Kavuşmak lazım bana Vedasız bir dünya Ümit içinde gelecek Bir masa lazım bana Karşımda sen gülecek.