Tanıdık bir sıkışmışlık hissi, bir el boğazımda beni öldürmek isterken diğeri de sarsıp kendime getirmeye çalışıyor. Olduğum yere boylu boyunca mıhlanıyorum çaresizlik tenimi yalayıp geçiyor. Sonun başlangıcı mı bu? Duygularıma buzdan gömlek geçirilmiş gibi, eskiye özlemim fazla. Anda kalamıyorum âna bütün düşmanlığım. Bir adım atacak gücüm yok ayaklarım geri geri gidiyor. En geriye en başa. Gecenin kilidi açıldı madem. Şuracıkta ufacık bir yıldız olmak istiyorum göz kamaştırmama gerek yok. Hiç görünmesem de olur. El sallamam kimseye kendi ışığımda sönüp giderim. Sönmeyen ne kaldı?