“Anadolu’m… Bambaşka bir diyarsın sen. Nereye baksam kendimi bulduğum bir dünyamsın. Suni, yapmacık güzelliklerden uzak, tabii çekiciliğiyle , gözümü, gönlümü serinletiyorsun. Ah, Anadolu’m sen kimlere analık yapmadın ki! Bir yetim daha yollara düştü, sana layık bir evlat olmak için geliyor, ne olur beni de kucağına bas e mi?”
Günlerimi rüyasıyla geçirdiğim minicik bir okul, yanında kutu gibi küçücük bir lojman, dertlerime ev sahipliği yapacak bir bahçe, sırtımı dayayıp kitap okuyabileceğim birkaç ağaç, melekler gibi pervane olan cıvıl cıvıl öğrencilerim… Daha neler neler…
Bir insanın hem kalbi hem de aklı dengeli bir şekilde eğitilmeli ki, hayata bakış açısı olumlu, yaşantısı da örnek olsun. Yoksa tek taraflı eğitim verildiğinde bir kanadı kırık kuş gibi dengesini bulamaz, hem kendine hem de topluma zarar verir.