Başlangıçta komünistlere Batılı Müttefik Devletler ile Hitler arasındaki savaşa karışmama çağrısı yapan Komintern, İkinci Dünya Savaşı'nın sürdüğü 1941 yılının haziran ayında Almanların Sovyetler Birliği'ni işgal etmesiyle bir gecede fikir değiştirdi. Müttefik Devletlere katılan Stalin iyi niyet göstergesi olarak Komintern'i dağıttı. Komintern'in ardından Komünist Bilgi Bürosu (Kominform) kuruldu.
İç Savaşa Beyaz orduların yanı sıra sınırlı sayıda da olsa yabancı birlikler de katıldı. Fransız, İtalyan, Büyük Britanya ve Amerikan birlikleri 1921 yılına kadar komünistlerle savaştı.
1871 Paris Komünü'nün bayrağıyla beraber sosyalistlere "kızıllar" denmeye başlamıştı. Komün yüz yıllık devrim boyunca Fransız işçilerin dökülen kanlarını yâd etmek için kırmızı rengi seçmişti. Bu renk herkesin damarlarında akan kanın kırmızı olduğu düşüncesine dayanarak eşitliği de simgeliyordu.
Ekim Manifestosu muhafazakar çevrede ters etki yarattı. 1906-1914 yılları arasında Karayüzler olarak bilinen silahlı gruplar planlı katliamlar düzenledi. Ayaklanmalara katılan köylüleri kendi yöntemleriyle cezalandırdılar. Öğrenci ve aktivistlere saldırdılar. Karayüzler'in içinde eski sisteme yatırım yapanlar, yani toprak sahipleri, zengin köylüler, bürokratlar, tüccarlar, polisler ve Ortodoks din adamları yer alıyordu.