Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendimizi, geçmişin ve geleceğin ağırlığından özgürleştirerek dinginliğe ve ebediyete, şimdi ve buradaya ulaşabiliriz; çünkü başka hiçbir şey yoktur, çünkü şimdiki varoluşumuzu göreceleştirebilecek ve içimize şüpheni, pişmanlığın veya umudun zehrini akitabilecek hiçbir "mümkün" e refenrans söz konusu değildir.
Öz denetimi kurmak ancak, içimizdeki güçleri mükemmel bir şekilde ahenge ve hiyerarşiye kavuşturmakla mümkündür. "İçten gelen dürtüler arasında yeterli uyum sağlanmamışsa, çelişki varsa, bu durumda örgütleyici gücün, istencin zayıfladığı sonucuna varmak gerekir..."
"Güç istenci" kavramı o derece temel bir kavramdır ki Nietzsche bu kavramı yaptığı gerçeklik tanımının merkezine yerleştirmekten çekinmez.
Güç istencinin iktidar hevesiyle, yahut herhangi bir "mûhim" mevkii işgal etmekle yakından uzaktan ilgisi yoktur. Söz konusu olan bambaşka bir şeydir. Bu, yoğunluğa ulaşmayı isteyen , tanım gereği bizi güçten düşüren içsel çatışmaları ne pahasına olursa olsun ortadan kaldırmayı amaçlayan istençtir.
Bir örnek verelim mi?
Suçluluk duygusunu, hani denir ya , "kendi kendimizi yediğimiz" zamanları düşün: Bu iç çatışmadan daha kötüsü yoktur; içinden çıkamadığınız bir durumdur ve her türlü neşeyi alıp götürecek derecede bizi felç eder. Ayrıca, fark edilmeden gelip geçen, binlerce küçük "bilinçdışı suçluluk" un var olduğunu da düşün. Bunlar, küçük olmalarına karşın, sahip olduğumuz "güç" açısından yıkıcı etkiler üretirler.
Dünya bir kozmos değildir; ne antiklerdeki gibi doğal, ne de modernlerdeki gibi insanların iradeleriyle kurulan bir düzendir. Tam tersine dünya bir kaostur; durmaksızın çarpışan güçlerin, güdülerin, itkilerin indirgenemez çoğulluğudur: ama sorun, içimizde ve dışımızda çarpışan bu güçlerin, sürekli birbirlerine karşı durmaları ve hatta birbirlerini engellemeleri, dolayısıyla da kendi etkilerini azaltmaları birbirlerini zayıflatmalarıdır. Bu yüzden de çatışma sırasında, hayat, diriliğinden, özgürlüğünden, neşesinden, kısaca gücünden yitirir.