Şimdi uzayıp giden bi gecede, rüzgara direnen mum gibi tek başıma
Bilmezler en derindeki yaralarım,
Her bi noktamı kasıp kavuran kederlerim, acılarım
bilmezler mi nasıl titriyor gözlerimde yitirdiğim yüzler..
Dostluğun, sadakatin huzuru bahar çicekleri gibi solup gider mi?
Yoksa kalır mı sonsuza kadar, varmıdır hükmü?
Ah şu mum gibi yanan gönlün sır katibi nerdedir? Yazar mı halimizi?
Yazarsa kim görür? Kim işitir?
Ey gönlümden haberdar olan, yürü git, boğazımı tutma. Yoksa gönlüm
açılırda, yaramdan kan fışkırır..
Geriye dönüyorum sık sık yanıt aramak adına,
Yüreğimin silik izler bırakıp, ağır yükler aldığı zamanın derin denizlerine,
Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan..