Ayrıca hukukun çok uyduruk bir koruma olduğunun artık farkındaydı; gerçekten emniyette olmak istiyorsa dürbününden bakan bir keskin nişancı veya laboratuvarında pipetleriyle zehirleriyle oynayan bir kimyager olmalıydı.
O akşam ise “Aslına bakarsanız hukukun salt matematikten çok farkı yok” dedi; “ikisi de teoride her soruyu cevaplayamaz mı? Her neyin yasası olursa olsun yaslanılmak, esnetilmek üzere yapılmıştır ve kapsadığını iddia ettiği alandaki her soruna çözüm getiremezse buna yasa denemez, öyle değil mi?” Durup dediklerini tarttı. “Bence aradaki fark, hukukta birçok cevaba birçok farklı yoldan ulaşılması, matematikte ise birçok farklı yoldan tek cevaba ulaşılmasıdır. Bir de bence hukukun konusu gerçeklik değil, yönetimdir. Matematiğin kolay, pratik veya idari olması gerekmez; doğru olması yeter.
Bence benzedikleri bir başka yön ise, hukukta olduğu gibi matematikte de önemli olanın –daha doğrusu, akılda kalanın– dava ya da kanıtın kazanılması veya çözülmesi değil, bunun yapılışının güzelliği, ekonomisidir.