*Spoiler İçerir!*
Kitabı okurken içim değişik hislerle doldu. Başlangıçta üç kardeş var: Jimmie, Maggie ve Tommie. Tommie henüz bir bebekken sorumsuzluktan ve bakımının yeterince iyi yapılamamasından dolayı vefat ediyor. Aile içi şiddet ve sevgisizliğin kalan iki kardeşi şekillendirmesini okuyoruz aslında. Jimmie büyüdükçe babası gibi sert ve duygusuz bir karaktere dönüşüyor. Maggie ise beraber olduğu kişilerde sevgi arayan ve sevgi gördüğü kişilerin peşinden gözü kapalı bir şekilde giden birine dönüşüyor. Genç kız kardeş Maggie abisinin arkadaşı olan Pete’in giyimi kuşamını, konuşmalarını ve hareketlerini kendinden ve çevresinden üstün gördüğü için ona hayranlık beslemeye başlıyor. Sevgisiz bir ortamda büyüyen ve güzel sözler yerine sürekli aşağılanmaya maruz kalan Maggie, kendisinden üstün gördüğü Pete’in kendisine olan ilgisini gözünde yüceltiyor ve Pete’in kendisini sevdiği ve seçtiği düşüncesiyle, resmen ona tapıyor. Maalesef ki Pete hislerinde samimi değil ve Maggie açısından bu hikayede hayal kırıklığıyla sonuçlanıyor… Pete’le 3 haftalık bir kaçamaktan sonra ailesinin yanına dönen Maggie, tekrardan ailesinin aşağılamalarını maruz kalıyor ve evden kovuluyor. Maalesef Maggie hiçbir yerde, kimse tarafından istenmiyor ve hikaye dramatik bir şekilde Maggie’nin vefat etmesiyle son buluyor… Kitabın dili de hikayesi de oldukça akıcı. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ancak son olmayacak.