Aycan

Aycan
@venusunkalbinde
Sesim kırık plakların arasına sıkışmış gibi.
Gaslight mağdurları anlaşmazlıklar ya da onlar almama ile ilgili kaygı hissettiğinde genellikle iki tepkiden birini verir. Hızla bir partner, eş, arkadaş ya da patronunla uyumlu düşünmeye başlayıp diğer kişinin onayını almak ve böylece kendilerine iyi, yetkin, sevilebilir kişiler olduklarını kanıtlamak için mümkün olan en kısa sürede kendi algılarından vazgeçerler. Ya da güvende ve değerli hissetmek için gaslighting uygulayıcılarına (Tartışma ve /Veya duygusal manipülasyonla) kendi bakış açılarını kabul ettirmeye çalışırlar.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir insana ömründe en fazla bin defa dolunayı izleme fırsatı verilir. Ama büyük bir olasılıkla, yaşamının sonunda onu bir kez bile izleme zamanı bulamamış olacaktır…
Kendini gözlemleme, kendini düzeltmedir. Eğer kendini gözlemleyebilecek kapasiteye sahipsen, otomatik olarak kendini düzelteceksindir. Kendini gözlemlemek bir iyileşmedir. Gözlemci ile gözlenen arasında yaratılan ayrılığın doğal bir sonucudur. Kendini gözlemleme, insanın, dünyanın yürüyen bantlarına kendisini nelerin bağladığını görmesini sağlar; eskimiş fikirler, suçluluk duygusu, önyargılar, gerginlikler, felaket beklentileri… Bu bir kopma, sahte uykudan çıkma ve yeniden uyanış eylemidir.
Oluş’unu hafifletmek ciddi bir emek ister. Bunun için ebeveynlerinin, öğretmenlerinin, felaket tellallarının ve kıyamet habercilerinin sana dayatma yoluyla öğrettikleri her şeyi arkanda bırakman gerekir. Onlardan, kurbanlık bilincine nasıl düşüleceğini, nasıl sefil, yoksul ve hasta olunacağını öğrendik. Onlardan, ölmenin binlerce yolunu öğrendik.
Özgür olmayı, Her türlü kısıtlamadan uzak bir özgürlüğü düşle. İstediğin her şeyi elde edebilmekmekten kendini alıkoyan tek kişi sensin! Düşle… Düşle… Sınırsızca, sonu olmadan düşle. ‘Düş’, var olan en gerçek şeydir.