Şifa Vera

Bu çocuklar kültürün dayattığı yıkıcı duygusal eğitim nedeniyle derin acılar çekiyor. Birçoğu buhran içinde ve hepsinin yardım ihtiyacı var. Erkeklerin toplumda bolca güç ve prestij sahibi olmasına bakıp oğlanları, gelecekteki başarıları kazanacak en güçlü adaylar olarak görmeye ve çocuklukta karşılaştıkları herhangi bir sorunun önemini yadsımaya meyil ediyoruz. Bir oğlanin, desteğe muhtaç ve duygusal olduğunu değil, özyeterli, özgüvenli ve başarılı olduğunu varsaymaya yönelik bir eğilim var. Insanlar oğlanlara bakınca olmayan güç işaretleri görüyorlar ve bu çocukların aslında ne kadar acı çektiğine ilişkin dağ gibi yığılmış kanıtı da yok sayıyorlar.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Duygusal eğitimden yoksun oğlan çocuğu, ergenliğin baskılarına ve eşi benzeri görülmemiş şekilde acımasız olabilen akran kültürüne yalnızca öfke, saldırganlık ve duygusal olarak içe kapanmak gibi "erkekçe" yollarla karşılık verebiliyor. Çünkü öğrendiği ve uyguladığı (sosyal açıdan da kabul edildiğini bildiği) tepkiler bunlardan ibaret kalıyor.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Alıntı
Manipülasyon 101
Manipülasyon günümüzde çok önemli bir sözlü silah. Bu özellikle ikili ilişkilerde bilinçli veya bilinçsizce karşı tarafın hislerini ve davranışlarını yönetmek için kullanılıyor. Asla kimsenin sizin hislerinizi, düşüncelerinizi önemsemek yerine kişisel çıkarları uğruna şekillendirmesine müsaade etmeyin. Bu manipülasyonun kilit noktasıdır. Manipülatif olmayan sağlıklı bir iletişim açık ve dürüst bir şekilde kurulur. Duygular ve düşünceler net bir şekilde ifade edilir. Dolaylı anlatımlar veya ima etmek yerine doğrudan konuşulur. Vermek istenilen mesajlar "sen" dili yerine "ben" dili üzerinden verilir. "Sen şöylesin, yanlış yorum yapıyorsun" değil "ben böyle hissediyorum" der. Sorunları büyütmek yerine anlamaya ve çözmeye yönelik bir iletişim vardır. "Bu davranışın beni üzdü, bunu nasıl çözebiliriz?" diye sorar. Manipülatif iletişimde ise "gaslighting" yer alabilir: "Öyle bir şey demedim, yanlış hatırlıyorsun." "Sen çok abartıyorsun, kafanda kuruyorsun." "Bunu neden yaptığımı bilmiyorsun bile, yanlış anlıyorsun." Sessiz muamele, suçluluk duygusu yaratma, duygusal baskı veya cezalandirma yapılmaz. Karşı tarafın kararlarına saygı duyulur, zorlama olmaz. Manipülatif yaklaşım örnekleri ise; "Sen böyle yapınca çok üzülüyorum, demek ki beni hiç sevmiyorsun." "Bunu benim için yapmazsan bencil olduğunu düşünürüm." "Beni yalnız bırakıyorsun, demek ki arkadaşların benden daha önemli." Bir hata yaptığını düşündüğünde açıklamak yerine tamamen sessizliğe bürünerek sessizliğini bir cezalandirma yöntemi olarak kullanir. Empati ve karşılıklı anlayış vardır. Karşıdaki kişinin duygularını küçümsemek veya geçersiz kılmak yerine "Ben olsam nasıl hissederdim?" diye düşünüp, karşı tarafın perspektifini anlamaya çalışilir, "Bunu
İnsan ve Duygular
Ev, dönebildiğin yerdir.
Duygusal okuryazarlık
Bir oğlana "Bunu yapınca nasıl hissettin?" diye sorarsanız genellikle ne diyeceğini bilemez, daha ziyade ne yaptığından ve sorun hakkında neler yapacağından bahseder. Çoğu oğlanın dağarcığında duygularını anlatacak kelimeler (örneğin, üzgün, kızgın veya utanmış) bile yoktur. Bir oğlanla veya yetişkin bir erkekle çalışırken yaptığımız asıl iş, duygusal yaşamını anlamasını ve duygusal bir sözcükte harca geliştirmesini sağlamaktır. Önce hem kendi duygularını hem de başkalarının duygularını açık biçimde fark etmesine çalışırız - duyguyu tanımasına, adlandırmasına, duyguların nereden doğduğunu öğrenmesine yardım ederiz. Amacımız ona duygusal okuryazarlık öğretmektir - hem kendisinin hem de başkalarının duygularını okuma ve anlama becerisi kazandırmaktır.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Alıntı