Şifa Vera

İffet
"Adva neler konuştu benimle biliyor musun? "Tahmin ettim. Seni alacak, inciyi verecekti." "Evet" "Yürü, Adva çok kurnaz. Seni o kadar ucuza satamam. Yüzündeki temizlik binlerce inciye bedeldir. Fâtıma o temizliği cihana değişmez."
Sayfa 64
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Zihin yorgunluğu > beden yorgunluğu
"Çalışmak insanı göçertmez, düşünmek göçertir."
Sayfa 60
Alıntı
İşte ey Huveylid, değer verdiğimiz bazı insanlar da bu inciye benzer. Onları paralayıncaya kadar severiz. Çatlarlar, içleri görünür. Aradığımızı bulamayız. Yanıldığımızı anlarız.
Sayfa 59
Alıntı
Arizona Üniversitesi'nden Richard Fabes ve Nancy Eisenberg imzalı ilgi çekici çalışmada, araştırmacılar anaokulu ve ikinci sınıf çağındaki oğlan ve kızlara bir bebeğin ağlama sesini dinletmiş ve çocukların bu ses karşısındaki fiziksel tepkileri ile davranışlarını gözlemlemişlerdi. Amaç bu rahatsız edici sesi duyan çocuğun hoparlörü mü kapatacağını yoksa bebeği (daha önce bir yetişkinden gördüğü üzere mikrofondan konuşarak) sakinleştirmeye mi çalışacağını saptamaktı. Sonuçlar mı? Ağlama sesi, kızların sinirlerini daha az bozmuş onları daha az huzursuz etmişti. Kızlar bebeği sakinleştirmek için daha çok çaba harcamış, hoparlörü kapatmak için daha az hamlede bulunmuşlardı. Oğlanların nabzı ise ağlama sesi yüzünden büyük stres yaşadıklarını göstermişti. Oğlanlar hoparlörün düğmesini kullanarak "ağlama sesini kapatmak"ta da ellerini daha çabuk tutmuşlardı. Bu huzursuz oğlanlar bebeğe saldırgan davranmaya örneğin "Kes sesini" demeye yatkınlık gösteriyorlardı; kalp atışlarından bakılırsa daha az stres yaşayan oğlanlar ise bebeği sakinleştirmeye meyletmislerdi. Sonuç olarak araştırmacılar, durumlara verdiği duygusal karşılıklar nedeniyle stres yaşamaya başlayan çocukların (bu araştırmada oğlanlar) söz konusu duygusal karşılıklardan kaçınmayı tercih edebildiğini ortaya koydu. Başka bir deyişle kendi duygularını yönetmekte zorlanan oğlanlar başkalarının üzüntüsüne dair ipuçlarını da düzenli olarak görmezden gelmeye başlayabiliyordu.
Alıntı
"Hz. Hatice" olmak
"Ben beklenen resûle mi hamileyim?" "Hayır, ey Fatıma. Sende o alametler yok. O'nu bağrına basacak anne henüz doğmadı. Belki de çocuktur, malumumuz olmadı. Ancak senin doğuracağın inci, resulun dostu, kuvvet kaynağı, ruhunun gıdası olacak. Resûle hurma bahçelerinde tok, gölgeli bir hayat yaşatacak. Onu anlayacak. Vazifesini kolaylaştıracak. "
Sayfa 40
Alıntı