AERIS

"Toprağı nasıl işliyorsunuz? Buğdaylarınızı nasıl ekip biçiyorsunuz? Hayvanlarınızın sütünden, ormandaki ağaçtan nasıl yararlanıyorsunuz? Erkekler kadınlarla nasıl geçiniyor? Analar ve babalar, çocuklarını nasıl eğitiyor?"
Sayfa 36·Kitabı okudu
Reklam
"Geldiğiniz yerde, köstebek gibi toprağın içindeki kovuklara sokulan insanlar var. İnsanca yaşamanın nasıl olduğunu görmemiş, duymamış ve kitaplarda okumamışlar. Sizler de oralardan geldiniz. Tekrar onların yanına köstebekler gibi gidip o deliklere tıkılırsanız, bu sizin için utanç olur. Oraya, yeni yaşam tarzının müjdecileri olarak dönün. Orada yeni bir ordu; barış, huzur, medeniyet ve çalışma ordusu kurun."
Sayfa 36·Kitabı okudu
Ordudaki yeni görevleriyle karşı karşıya kalan genç Fin subayları, büyük sorumluluk gerektiren zor görevlerini yapmaktan çekinmiyor ve "Yalnız savaşta değil, barışta da ülkemize yararlı olabiliriz." diyorlardı.
Sayfa 33·Kitabı okudu
"Kışladaki her askerin canlı birer elmas olduğunu düşünün. Bu kadar değerli varlıklardan binlercesi her yıl bir yere toplanıp uzun zaman çalıştırılıyor. Ülkesi için çalışan bu değerli varlıkları, bu canlı elmasları çizik veya kırık olarak yerine göndermek, çok üzüntü duyulacak bir durumdur."
Sayfa 33·Kitabı okudu
"Görünüşte uygarlığın zirvesinde olan uluslar bile hayatlarını barış ve huzur içinde geçirmek için gereken yüksek uygarlık derecesine henüz varmamışlardır. Kin ve vahşet, insanlar arasında hâlâ yaşamaktadır. Bu dalgalara karşı duvar gibi göğüs geren insanlar kendilerini savunurlarken, ister istemez, kan dökülen taşkınlıklar oluyor. Vatan savunması için erlerinin canını ortaya koyan bir ordu, şüphesiz ki çok değerlidir. Yüzü ülke sınırlarına dönük bir hâlde görevine devam eden ordu, arkasındaki halkın huzurunu ve çalışma özgürlüğünü sağlamış olur."
Sayfa 32·Kitabı okudu
Reklam