"Utançlarımız, hatalarımız, yanlış adımlarımız, bize dair kötü olan her şeyi sahiplenmeliydik. Kendimize dair iyi olan her şeyi nasıl sahipleniyorsak kötü olan her şeyi de sahiplenmeliydik."
"Hiç açması beklenmeyen yerlerde açan çiçekler vardı.
Bataklık çiçekleri...
Çamurdan dünyaya gelen, mis gibi kokan, tertemiz bataklık çiçekleri.
Saksıda doğmuş, kolayca büyümüş bir süs bitkisi olmaktansa bir bataklık çiçeği olmak bu dünyada kendime dair tercih edebileceğim ve gurur duyabileceğim tek şeydi. Bataklıkta aç ve tertemiz kal; ne mucizevi, ne hayranlık uyandırıcı... Bata çıka büyü, bir başına yaşa, seni saran çamura rağmen tertemiz kal. Ne büyük bir güç..."
"Bazı geceler üzerimize yıkılır, gündüzün mavisi her yanımızı sarar, giderek koyulaşır ve siyaha döner. İçindeki güneş o siyahın arasından doğmaya çalıştıkça hissettiğin şeyin adıdır ruhun sancısı. Her birimizin içinde bir güneş yatar, doğmadıkça ruhumuz sancır. Bir kadının doğum anı gibi, içimizdeki tüm potansiyeli ortaya çıkarıp parlamaya çalışmak bir doğum kadar sancılıdır. İnsan önce annesinden doğar, sonra ruhundan..."
"Bir çiçek dürbününün içine bakıp o rengarenk şekilleri görmek, o şekiller arasında kaybolmak, kendini renkler arasında bulmaya çalışmak kolay olandır. Kendini her yerde bulmaya çalışabilirsin, bu kolaydır. Kendini bulabilmek ise zor olandır, mucizedir"