"Dünya böyle bir yer. İnsanlar farklı olanı sevmez, kabullenmez, aralarına almak istemez. İnsanlar kimin güzel, kimin çirkin olduğuna karar verebileceklerini sanır. İnsanlar kimin normal, kimin anormal; kimin düzgün, kimin garip olduğuna; kimin akıllı, kimin aptal olduğuna karar verebileceklerini sanır. İnsanlar her şeyi bildiklerini sanır ve hep konuşurlar. Bazen onlar konuşmasalar bile bakışları konuşur. Bazen bakışları da susar yazdıkları konuşur. Bazen her şey susar, herkes gider, yapayalnız kalırsın ve seni yapayalnız bir başına bıraktıkları karanlık bile onların konuşma şeklidir aslında. Sana yapayalnız kalman gerektiğini söylemek için seni bir başına bırakıp giderler."
"Bazı yıldızlar yapayalnızdı, bazı yıldızların etrafı kalabalıktı. Oysa sonuçta hepsi birer yıldızdı, hepsi parlıyordu. Bazıları çok, bazıları az ama hepsi parlıyordu. Her birimiz gibi."
"İnsan doğarken bile dokuz ay bekliyordu ama ölürken her şey göz kırpma süresi kadardı. Birden bir toz bulutu gibi yok oluyordun; çabaladığın, savaşını verdiğin her şey asılı kalıyordu havada. Bana kalırsa insan yaşarken daha dikkatli davranmalıydı, ölmeyecekmiş gibi ya da çoktan ölmüş gibi değil de sadece yaşamalıydı işte. Korkmadan, kaçmadan, saklanmadan ama en önemlisi insan gibi yaşamalıydı, hurda gibi eskimemeliydi."