Kelimelerde savurgan olduğu söylenemez. Unutmuşum — oraya, ilk satıra, çocuğun ölümünü kaydettiği yere iki kelime eklemiş: canım evladım, üstünden iki kez geçilmiş, yazısının mavisi daha koyu. Kişisel olanı içine atmaya alışmış biri için bu iki kelime gerçek bir itiraf, Homeros'un ilham perisine layık bir kederin beyanıdır.
Babamın numarasını telefonumdan silmedim. Henüz değil. Bunu hiç yapar mıyım, bilmiyorum. Aynı şekilde saatini yanında bıraksam mı bırakmasam mı diye de düşünmüştüm. Orada farklı bir zaman dilimi var. Ya da saat ve zaman dilimi yok. Ama sonlara doğru, son anlarında ona ne kadar sık baktığını hatırlayınca saati bileğinde bıraktım.
Yakınlarınızın ölümünden çektiğiniz acı yetmezmiş gibi, araya telefonlar, sinyaller, kablolar da mı girmek zorunda (şu numaradan çağrı almışsınız). Görünüşe göre, teknoloji bu yasak alanı da istila ediyor.