“Şarkılarını söylediğimiz sürece, cesareti içimizde onunkinden daha büyük bir cesaret uyandırdıkça Victor Jara hiç ölmeyecek!”,, Pete Seeger
Yumuşak, kadife gibi ama bütün stadyumu dolduran bu ses “Venceremos" yani “Kazanacağız” diye haykırmaktadır. Victor Jara, Sergio Ortega’nın o meşhur şarkısını söylemeye başlar. Ardından dalga dalga stadyumda toplanmış 5000 kişi hep bir ağızdan şarkıya eşlik eder; “Biz kazanacağız!” Victor Jara, stadyum da sessizliği yırtan bir fırtınanın kendisi olmuştur. Gardiyanların ateş açma tehdidine rağmen 5 bin kişinin sesi yankılanır statta:
“Venceremos!
Kıralım zincirlerimizi!
Venceremos!
Zulme ve yoksulluğa paydos!”
Statta yankılanan bu ses hemen karşılığını bulur. Askerler, Victor Jara’nın etrafını sarar. Jara susmaz, şarkısını söyler… Albay Mario Manriquez Bravo ve faşist subaylar hazmedemez bunu ve önce gitarını parçalarlar Jara’nın. Sonra bir daha gitar çalamaması için parmaklarını kırarlar. Yılmaz Jara. Islıkla söylemeye devam eder. Dilini keserler. Yetmez. Faşistlerin tam ortasında özgürlük şarkıları söyleme cesareti gösteren ve son nefesine kadar da söylemeyi sürdüren Jara’nın bir dipçikle kafasını parçalarlar ve diğer tutuklulara ibret olsun diye ellerini kesip tribünlerin önüne asarlar. Bu da yetmez, kurşuna dizerler.Binlerin tanıklığı önünde Ulusal Stadyum’da katledilen Victor Jara’nın, Şili’nin inanmış çocuğunun, kolsuz ve dilsiz cesedi dört gün sonra 16 Eylül 1973’te, Santiago’nun kenar mahallelerinin birinde, bir çöp tenekesinin dibinde bulunur. Makineli tüfekle taranmış vücudundan 44 kurşun çıkar. 44 kurşunun hiçbirisi kocaman yüreğini yenememiştir Jara’nın. Jara gibi katledilen yüzlerce insan ise uçaklardan atılarak şehre yağdırılır. Stadyum katliamı tarihin en korkunç katliamlarından biri olarak kayıtlara