Victor Jara...
9/10
·320 syf.··
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 23:55
Victor jara ; Şili'li bir müzisyen, tiyatro yönetmeni ,her şeyden önemlisi kendini halkına, yoksullara adamış bir devrimci, iyi bir baba, iyi bir eş, iyi bir dost... Yaptığı şarkılar geniş kitlelere umut olmuş... Ancak ; 11 Eylül 1973'te Şili halkı tank seslerine uyanıyor ( 12 eylül 1980) faşist cunta gözaltına aldıklarını; üniversitelerden hocalar müzisyenler devrimcileri bir stadyumda topluyor...ağır işkencelerden geçirilen devrimcilerden pek çoğu yaşamlarını yitiriyor...cesetler morglara kamyonlarla getiriliyor... Victor Jara'da elleri kırılarak, ağır işkencelerden geçirilerek öldürülüyor... cesedi onu tanıyan biri tarafından yol kenarında teşhis ediliyor... Bu kitap eşi Joan Jara tarafından, geride kalanların aktardıkları ile anı ,bellek kitabı olarak yazılıyor...Bugün bile Victor Jara hala Latin Amerika'da ve dünyada bilinen bir Sosyalist şarkıcıdır... Kitap bir anlatı olduğu için edebi bir yön beklemeyin okumak isteyene önerilir... Ne zor şarkı söylemek Dehşetin şarkısını söylemek zorunda kalınca. Syf.288
Duygu ve Düşünce
Yarım Kalan ŞarkıVictor Jara · Versus · 201033 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 192. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 23:17
Joan Jara, eşi Víctor Jara’nın yaşamını, mücadelesini, devrimci duruşunu ve 1973 Şili darbesi sırasında uğradığı işkence ve katledilişini anlatmak için bu kitabı yazdı. Eser, sadece bir biyografi değildir; aynı zamanda bir tanıklık, bir adalet arayışı ve tarihe kazınmış bir çığlık niteliği taşır. Kitap, Victor Jara’nın adıyla anılsa da esas olarak Joan Jara’nın bir kadın, bir eş, bir anne ve bir sanatçı olarak yaşadığı acının ve direnişin hikâyesidir. Latin Amerikanin Şili ulkesinde yasanan siyasal gelismelerin ve devrimci sarkilarin yer aldigi " yeni sarki" akiminin 1973 yilinin oncesinde nasil baslandigini ve o donemde Şili ulkesinin siyasi, ekonomik durumunu okurlarin gozu onune butun gercekligiyle sunan Joan Jara oncelikle kendi hayat hikayesiyle baslayip sonra Şili ulkesine dans ogretmeni olarak gorev yaptigi sirada Tiyatro calismalari yapan Victor Jara ile tanismasindan sonra eserde Victor"un siyasi ve muzik calismalarini anlatiyor.Latin amerikada direnis ve devrimci deyince akla gelen Victor Jara halk icin muzik yapan aydin, ileri goruslu ve sosyalist bir dunya gorusune sahipti. Gitarini asla zenginler icin calmadi halk icin muzik yapti ama maalesef Şili de askeri darbenin halk tarafindan secimle yapilmis yasal bir halk devriminin askeri darbe ile yikilmasi surecinde Fasist Cuntanin askerleri tarafindan yakalanip Sili Teknik Universitesinde ozellikle gitar calarak Sosyalist Dunya Gorusunu dile getirdigi icin iletisim organi elleri kirilarak ve otomatik silahla taranarak katletildi. Onun sarkisi yarim kaldi ama onun kurdugu Quilapayún, inti illamani, Illapu gibi sosyalist ve devrimci muzik yapan gruplar ve solo calismalarini devam ettiren sanatcilar tarafindan devam ettiriliyor. Ölümsüz eserler yaratan Victor Jara Latin Amerika da hala Ernesto Che
Biyografi edebiyat siyaset politika
Yarım Kalan ŞarkıVictor Jara · Versus · 201033 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
Şarkımı burada saklıyorum, Violeta’nın dediği gibi, emekçidir gitarım, baharın kokusunu taşır. °• Victor JARA •° Şili halkının sevgilisi, işçinin, yoksulun, şarkıcısı Victor Jara, darbenin ertesi günü öğretim görevlisi olarak çalıştığı Universidad Técnica de Estado’da gözaltına alındı ve Ulusal Stad’a gönderildi. 12 Eylül ile 16 Eylül arasında stadda çeşitli işkenceler gördü. Parmakları tüfek dipçiğiyle kırıldıktan sonra askerler Jara’ya “haydi şimdi çal bakalım gitarını da görelim” diyerek meydan okudular. 16 Eylül’de vücuduna 44 kurşun sıkılarak öldürüldü ve cesedi sokağın ortasına fırlatıldı. Bulanlar tanıdı ve aileye haber verildi. Cenazesi gizli olarak gömüldü. Öldüğünde sadece 41 yaşındaydı... Bir şarkı vardır; sözcükleri basit, melodisi yalın görünür. Ama arkasında bir halkın tüm umutları, tüm direnci saklıdır. Yaşamak istiyorum ben Çocuğum ve kardeşlerimle Günden güne inşa ettiğimiz Hepimizin yeni dünyasında Korkutmaz tehditleriniz beni Ey siz sefalet ustaları Umut yıldızı devam edecek Bizim olmaya.... Müzisyen olarak dünyaca o kadar ünlenmiştir ki Jara, kimse onun tiyatro yönetmeni, oyuncusu ve eğitmeni olduğunu bilmez. Oysa ne çok oyun sahneye koymuş ve oynamıştır. Çok sofistike bir tiyatro çizgisinde üstelik: Yönetmen olarak Sofokles’in Antigone’sini, Brecht’in Kafkas Tebeşir Dairesi’ni, hatta gözlerinize inanamayacaksınız ama, Makyavelli’nin, evet o Makyavelli, Mandragola oyununu bile sahneye koymuştur. Şili’nin 20. yüzyılda en etkili dramaturg ve oyun yazarı olan Alejandro Sieveking’in birçok oyununu sahnelemiş, ikili, Jara’nın yetişkin bir insan olarak yaşadığı yirmi yıl boyunca çok yakın dost olmuştur. Jara çeşitli üniversitelerde oyunculuk dersleri vermiştir. Violeta Parra Jara’nın yukarıda verdiğimiz
Yarım Kalan ŞarkıVictor Jara · Versus · 201033 okunma
Gitarını kırdılar ama teller hâlâ rüzgârda titriyor
Puan vermedi·96 syf.··
2025 172. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 23:08
Bu kitap, bir sanatçının öldürülüşünü değil, sesinin susturulamamasını anlatır. “Olumsuz Şarkı” yalnızca Víctor Jara’ya adanmış bir ağıt değildir — aynı zamanda özgürlüğün, emeğin ve insan onurunun türküsüdür. Tema ve Anlam: ___________________ Víctor Jara, Şili’nin yoksul mahallelerinden çıkıp gitarını halkı için çalan, şarkılarını direnişin dili yapan bir sanatçıydı. Kitapta bu yönüyle Jara, sadece bir birey değil, ezilenlerin kollektif sesi olarak anlatılır. Eserin “olumsuz”luğu, umutsuzluk anlamına gelmez — aksine, sisteme karşı başkaldıran bir “hayır”ın şiirsel ifadesidir. Yani “olumsuz şarkı”, boyun eğmeyenlerin şarkısıdır. Dil ve Üslup: ________________ Yazarın dili sade ama yakıcıdır. Sözcükler, bir kurşunun soğukluğunu da, bir halk ezgisinin sıcaklığını da taşır. Kitap boyunca Jara’nın sesi, hem bir gitarın tellerinden hem de halkın kalbinden gelir: “Bir şarkı söyler Víctor, ve asker susturmak ister sesiyle. Ama ses, çivilerden bile serttir bazen.” Bu tür dizeler, hem Jara’nın ölümünü hem de ölümsüzlüğünü anlatır. Tarihsel Arka Plan: _______________________ Eser, 1973 Şili darbesi sonrasını, faşizmin karanlığını, Allende’nin düşüşünü ve Víctor Jara’nın Santiago Stadyumu’nda işkenceyle katledilişini derin bir duyarlılıkla işler.
Victor Jara
Ölümsüz ŞarkıVictor Jara · Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık · 199346 okunma
Correlé, correlé, correlá
8/10
·96 syf.··
2023 7. kitabı
Kitap Şili'li müzisyen Victor Jara'nın hayatını anlatır. Bir sanatçı sesi güzel diye değil, insanlar için yazar söyler. Madenciler için, çiftçiler için, balıkçılar için, çocuklar-yaşlılar için, ezilenler için yani halkı için yazar. Sadece kendi ülkesi için değil sömürülen bölünen paylaşılan bütün ülkelerin yerlileri için söyler şarkılarını... Yaşantısı etkileyiciydi. Yazdığı şarkıların sözlerini kitaptan okurken bilgisayardan şarkıları da açıp dinledim. Gerçekten insanları, umudu, barışı anlatmış. Bir o kadar da gitarından ve sesinden bütün duygular geçiyor. "Şimdi uçalım özgürce, narin kuşum yitirme umudunu asla, güzel kuşum Sulanırsa yetişecek çiçek, büyüyecek. Ve güneş dönecek, dönecek. Gece gidecek, gidecek." (Deja la vida volar)
Ölümsüz ŞarkıVictor Jara · Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık · 199346 okunma
10/10
·80 syf.··
2023 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2023 23:26
Seriden okuduğum beşinci kitap ve yine “iyi ki almışım bu seriyi” diyerek bitirdim. Bu kitapta Victor Jara nezdinde Şili’yi, Şili nezdinde diktatörlüğün ne kadar korkunç bir şey olduğunu okuyoruz. Geçtiğimiz sene Kuzey Kore ile ilgili okurken hissettiğim acıdan (veya tiksintiden, doğru kelimeyi bulmak zor) daha keskin bir acı hissettim. Victor fakir bir ailede dünyaya geliyor ve zaten mensup olduğu kökten, aileden, sosyal sınıftan (!) dolayı hayatı boyunca kimi insanlarca dışlanarak büyüyor. Sanatçı kimliğinin oluşmasında emektar annesinin yanı sıra bu gerçek de etkili oluyor ve tüm Şili’ye ismini duyuruyor. Şili’de Victor’la beraber demokrasi (Allende) kazanırken bir yerlerden bir diktatör çıkıyor ve önce insanları, sonra insanlığı ve finalde, arzu ettiği gibi demokrasiyi öldürüyor. Kuzey Kore’den daha keskin bir acı hissettim deme sebebim de aslında bu noktada başlıyor. Kuzey Kore’deki yönetim şekli, halkı için artık -ne yazık ki- bir alışkanlık haline geldiği için, Şili gibi ülkelere nazaran alışılmış çaresizliğe kanser varken veremi kabul etmek gibi bakıyor insan. Demokrasiyi bilen, demokrasiyi tatmış ve onun zaferine tanıklık etmiş bir halka gelen diktatör bende tam olarak bu yüzden daha keskin bir acı yaratıyor. Üzüldüğümüz bir konuda kendimizi ‘zaten var olan bir şeyi kaybetmedin, hiç var olmadı’ şeklinde teselli etmemiz gibi. Demokrasiyi, aydınlığı bilen bir toplumdan bunun alınması kadar acı ne vardır bilemiyorum. Veya biliyorum: Onlarca insanın sebepsiz yere tutuklanması, bir yerlere kapatılması, insan haklarının hiçe sayılması, Victor gibi sanatçıların parmaklarının kırılması, işkence, korku, insanlık suçları… En acı olan ise diktatör Pinochet’in bu dünyada, yaptığı onlarca şeyin bedelini ödemeden eceliyle ölüp gitmesi. Ölüm herkes için, nasıl hatırlandığın
Diktatörlüğe HayırBruno Doucey · Alfa Yayınları · 202272 okunma