*spoiler niteliğinde bilgiler içerebilir*
Kitabı okumaya başladığımda anlayamamıştım olayların gidişatını. Oğuz Atay’ın ilk okuduğum kitabı bu. Çok sonradan anladım Mustafa İnan’ın, Oğuz Atay’ın kim olduğunu. Kitabın ortalarında gördüm ki, o üniversitede kaybolan, bilim nedir bilmeyen taşralı delikanlı benmişim. Denk geldiğim profesör de Oğuz Atay’mış, bana yavaş yavaş anlatmış bilimi, bilimi anlamayı, bilim adamlığını.
Akıcılığından tut, anlaşılabilirliğe kadar her şeyiyle muazzam kabul ettiğim bu kitaba beni hem Mustafa İnan gibi bir ilim adamıyla hem de Oğuz Atay’ın anlatıcılık ustalığıyla tanıştırdığı için müteşekkirim. Artık hayatımda ilk defa bir başucu kitabım var.