Hayatımın başka bir şekilde vuku bulmasını, karanlıktan kurtulup, aydınlığa kavuşmayı ne çok isterdim.
Bambaşka duyguların içine dalıp içsel çöküntünün dışsal vurumunun acı tezahürü ile başbaşa kalmanın şifasına ulaşabilir miydim? bambaşka bir kişiliğe evrilmiş ama başkalaşmamış safiyane duygular, tertemiz, kirlenmemiş halde içimde kalabilir miydi? Anlatabilir miyim doğruları ya da kurtulabilir miyim yanlışlardan? Varacağım sonuçlar başkalarını mesut edecek miydi? Bilmiyordum...
Tek bildiğim; o, başlangıca adım atmak olacaktı. Eylül'ün 15'i 1990...