Mehmet Poyraz'ın "Millî Mücadele’de Bolşevik Dönemin İçyüzü-Ankara’nın Yoldaşları" yazısı dikkat çekiyor. Sanırım Bolşevizm ve Rusya Müslümanlarını devam ettirecek yazar.
Asya Taburu şimdiye kadar oryantalistlerin bilinçli bir şekilde, yerli tarihçilerin ise bilinçsizce ihmal ettikleri bir konu olmuş. Şu halde, elinizdeki kitap, Asya Taburu'nu dört başı mamur bir şekilde ele alan ilk ve tek eserdir.
4.5 yaşındayken babası Sadık Efendi ile birlikte camiye gider. Babası namaz kılarken o da seyretmektedir. Van'dan gelirken İslahiye civarında, çalıların içinde önce ölü sanıp bulduğu ve oğlu gibi bakıp büyüttüğü evlatlığı Yusuf, camiye hışımla girerek namaz kılmakta olan Sadık Efendi'yi kalbinden bıçaklayarak öldürür. Bu cinayete şahit olan Yaşar Kemal saatlerce ağlar ve ertesi sabah uyandığında 12 yaşına kadar sürecek olan kekemeliği başlamıştır.
Hırde Hanım akşama kadar giyinir, kuşanır. Yatsı namazı vakti geldiğinde de evdekilere gidip uyumalarını ve çok uzun bir namaz kılacağını söyler. Aile sabah uyandığında, Hırde Hanımı postun üstünde secdeye varmış şekilde bulurlar. Kadıncağız kıpırdamadan öylece durmaktadır. Sadık Efendi anasının yanına varır. Dokunur. Anası dün gece yatsı namazında ruhunu teslim etmiştir.