"Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım (...)"
"Şu gerçeği unutmayın; tek önemli vakit vardır, içinde bulunduğunuz an. O an en önemli vakittir, çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir. En önemli kişi, kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez ve en önemli iş iyilik yapmaktır, çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur."
En son okuduğu Nietzsche'nin kitabındaki sözleri aklına düştü,
"En yüce dağlar en derin denizlerden çıkmıştır; en derin acılardan doğar, en derin sevinçler."
"Benden buraya kadar. Hayat kısa oldu ancak devam edenler elbette olacak.
Hoşça kalın. Sizleri kavgamın kızgın ateşinde pişen yüreğimle öperim!"
diyerek veda etti onlara Behzat.