dionysos

dionysos
@vinrouge
Oysa ideoloji sanılıyor içimizdeki büyük nefret bazı felsefe sohbetlerinde! İdeoloji sanılıyor içimizde biriken ezilmişlik ve kaygı ve o büyük endişe: Kim bilir ne zaman asacağız kendimizi? !
gebze
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Benim gibi acı çeken herkes, acılarını içine gömer de, yüzyıllarca mezar bekçiliği yapar dudaklarından süzülen ıstıraba. Korkar, acıları içinden fışkırmaya yüz tutsa da haykıramaz tüm benim gibiler! Ben, olsa olsa, aşkı mutluluğa giden bir araç olarak görmemeyi erken öğrenen serseri filozoflardan biriyim. Saçlarımda Boğaz'a yapışıp kalmış zehirli yakamozları beslerim, dudaklarımda ise herkesin artık unuttuğu hüzünlü intihar şarkıları
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sevmediğim bir cadının koynunda saniyeleri sayarım her gece; sevdiğime inanmak istemem bundan! Kimse anlayamaz içimde biriken sancıyı; bir aşk uğruna yüzüme tükürdüler benim, saçlarımdan tutup duvarlara vurdular yorgun bedenimi, gözyaşlarını her gece Marmara'yı taşırdı; gözyaşlarımın adına med dediler, sustum, içime çektim acılarımı; suskunluğumu cezir sandılar
Çünkü, erken kurulmuş bir düşten son hızla yeryüzüne düşerken göğün göğsünde unuttum gözlerimden birini. Ve görünmez bir gözyaşı gölünde bulanık bir gölgeydi gövdeyi hor gören gözüpek bedenim! Yalnızım... Islak bir kibritin kifayetsiz kibridir gözbebeklerimi esir alan yalnızlık... Yalnızlığım durmadan zehirli sarmaşıklar diker dibi delik saksılara. Saksı dediğin, yalan; saksı dediğin, odanın ortasına dökülmüş acımasız beton! Gözyaşlarımla sulayarak beslerim her gece bu zehirli sarmaşıkları. Gözyaşı dediğin, yalan; gözyaşı dediğin, imzasız bir intihar mektubu her gece posta kutuma bırakılan!
Hayalperestim... Hayallerime rengârenk tüllerin ardından bakarım hep ve renkli dumanlar eşlik eder gözkapaklarımı iskambil evler gibi deviren kedere. Uzun zamandır uyumadım, ama rüyalarım da hiç bitmedi. Kahverengiden elaya transit geçmeye uğraşan hüzünlü gözlerim, yıllar önce öğrenmişti uyanıkken rüya görmeyi!
Yüzüme baksan; kurbağadan tek farkım saçlarımın olması! Çirkin değilim aslında; beni çirkinleştiren ve her gördüğüm aynaya tükürten, kan tükürdüğüm her aynayı kırdırıp cam kırıklarıyla bana incecik bileklerimi kestiren ve kimseye göstermeye cesaret edemediğim grostonlarca acı var avuçlarımda. Aşk var avuçlarımda, geçmişimi kafiyesiz bir şiir müsveddesi gibi buruşturup atmış olan! Ben çirkin değilim aslında; yakışıklı bir prenstim bir zamanlar, beni kurbağa haline getiren evcil acılarım[5] var