Bir önceki Murakami okumamı hiç sevmemiştim (sınırın güneyinde, güneşin batısında) Yazardan okuduğum ilk kitaptı. İkinci şansı da bu kitabına verdim ve pişman olmadım. Diğer kitabının aksine bu kitap daha fantastik, bilim kurgu tarzındaydı. Okuduğum iki kitabına dayanarak düşüncem kadın erkek ilişkilerindense bu türü daha başarılı yazdığı oldu.
Kitabı 3 gün içerisinde bitirdim ve beni neredeyse hiç sıkmadı. Murakami'nin kendisini belli eden akıcı ve kolay anlaşılabilir bir dili var. Konu bakımından da özgün ve yaratıcı bir kurguya sahip.
Kitap haşlanmış harikalar diyarı ve dünyanın sonu olmak üzere iki farklı evren arasında gidip geliyor. Haşlanmış harikalar diyarı kısmı benim daha hoşuma gitti ama dünyanın sonu bölümleri de keyifliydi. Aralarındaki bağlantı da güzel aktarılmıştı.
Kitapta bir iki ayrıntı çok açıklanmamış gibi hissettim. Mesela tekboynuz konusunda daha fazla şey okumak isterdim. Ama özellikle karakterin profesörle konuştuğu bölümlerde hayran kaldım.
Önceki Murakami yorumumda o kitabı için sonunun biraz açık uçlu bırakılmış olmasını sevdiğimi söylemiştim ama bu kitabında daha farklı bir son okumak istedim. Beni yeterince tatmin etmedi.
Sevmediğim kısımlarından bahsettim ama genel olarak bakınca özellikle kurgusunu çok sevdiğim bir kitap oldu. Murakami'ye devam etmek için beni ikna etti. Kalınlığı gözünüzü korkutmasın, çok hızlı okunabilecek bir kitap. Önerimdir