19 yıl kürek mahkumluğu yapmış olan Jean Valjean serbest kaldıktan sonra toplum tarafından dışlanır. Bir psikopos onu evine alınca yaşadıkları Jean Valjean'ın hayatında ve bakış açısında değişikliklere sebep olur.
"Erkeğin cahil ve umutsuz olduğu, kadının ekmek için bedenini sattığı, çocuğun kendini eğitecek bir kitabın, kendini ısıtacak bir ailenin yokluğunda acı çektiği her yerde Sefiller kitabı kapıyı çalıp şöyle diyor; Sizin için geldim, sayfalarımı çevirin!" Böyle etkileyici bir paragrafla başlıyor kitap. Konusunun yukarıda anlattıklarımdan ibaret olmadığını bilmenizi isterim. Kitabın sadece başlangıcı o ama içinde çok çok farklı ve geniş bir konu barındırıyor. Bu alıntı da kitabı kendi içerisinde çok güzel özetlemiş aslında.
Bu kitaba nasıl bir yorum yazacağımı bilmiyorum. Sefiller'e bir yorum yazmasam da haksızlık etmiş olurdum yazarak da haksızlık etmiş olurum gibi geliyor. Bir yerden başlıyorum diyerek önce kitabın çevirisine değinmek istiyorum. Sefiller, 1724 sayfa 2 cilt olan gerçekten kalın ve yoğun bir eser. Tabii birçok kısaltılmış baskısı mevcut. Okuyan arkadaşlarımın kitaplarından birkaçına baktım ve eğer okumayı düşünüyorsanız önerim kesinlikle orijinal baskısını okumanız. Hem hissettirdikleri hem de çevirisi yönüyle en iyisi olduğunu düşünüyorum.
Hazır kalınlığından bahsetmişken kitabın genel itibariyle akıcı bir kurguya sahip olduğunu da söyleyeyim. Victor Hugo romantizm akımından etkilenen bir yazar olduğundan yer yer kurgunun akışını keserek tarihi olaylara değiniyor. Hatta bir kısımda lağımların tarihçesini bile okumuştuk. Dolayısıyla bu kısımların ayrıntılı ve 50-60 sayfa sürdüğünü belirteyim. Okuyucudan okuyucuya değişir ama açıkçası tarih okumaktan pek hoşlanmayan biri olarak beni yer yer sıkan kısımlar oldu. Yine de Victor Hugo o dönemi