Ölüm hakkında düşünmeyeyim diye kendimi neye saracağımı şaşırdım. İçimde öyle büyük bir boşluk oluştu ki; göğsümdeki koca, kara, katran kazanın içine ne atsam, karadelikte kaybolur gibi kayboluyor. Adeta meteliğe kurşun atıyor içim. Ne yaparsam yapayım dolduramıyorum, doldurmaya yaklaşamıyorum bile. Biraz daha böyle sürerse mecburen Doktor Umuz'u arayacağım, doktor kontrolünde çıldıracağım Osman.
Dünyadaki bütün oksijen bir anda bitmiş gibi hissettiğin oluyor mu bazen senin de? Panik atak diyorlar ama tam öyle değil bence. Aşırı yüklenmeden dolayı kilitlenmek. Beynimiz, o bedenin kullanıcısı olan bize, "Hoop birader, yavaş ol! Böyle devam edersen sistem çökecek, yakacaksın hepimizi, rica ederim bir kendine gel" demeye çalışıyor. İşte öyle anlarda kendini kapatıp açmayı bir başarırsan gerisi kendiliğinden halloluyor Osman.
Geçenlerde spor salonuna yazıldım. Herkes gittiğine göre bir bildikleri vardır diye düşündüm. Fakat koşu bandında koşarken kendimi laboratuvar fareleri gibi hissetmekten alıkoyamıyorum. Bir şeyden kaçmıyorsak niye koşuyoruz anlamıyorum. O kadar koşup da bir metre bile yer değiştiremeden aletten indiğimde kendimi aptal gibi hissediyorum. Bu spor işini sürdürebileceğimi sanmıyorum. Yemişim endorfinini Osman, ben durmak istiyorum.