Ah Nastyenka! Yalnız kalmak, tamamen tek başına kalmak ve hayıflanacak bir şey bile bulamamak ne kadar boğucu... hiçbir şeye benzemez, hiçbir şeye... Çünkü elinden kayıp gidenler, bütün o yitirdiklerin aslında bir hiçlikten ibaret, saçma, yusyuvarlak bir sıfır, yalnızca ve yalnızca kafandaki hayaller!
Genel olarak güzel ve birbirinden değerli bilgilerin bulunduğu bir kitaptı. Kitapta geçen çoğu şeyi zaten biliyordum, böylelikle bana bilgilerimin toplanılmış hali gibi geldi.
Ama çok fazla bilgi yüklemesi yapılmış gibi geldi bana. Bir paragraftan diğerine geçerken başka bir bilgiye de geçiyor aynı zamanda. Bu insan için çok fazla yorucu olmuş.
Tavsiye eder miyim? Belki. Okumasanız da olur, derim.
Einstein'ın ünlü denklemi E=mc2, en basit ifadeyle, kütle ile enerji arasında bir eş değerlik olduğunu söyler. Onlar aynı şeyin iki formudur: Enerji, serbest bırakılmış maddedir, madde ise ortaya çıkmayı bekleyen enerji. c2 (ışık hızının kendisiyle çarpımı) son derece muazzam bir sayı üreteceğine göre, denklem bize, her maddi varlıkta büyük miktarda (hem de çok büyük miktarda) enerji bulunduğunu söylemektedir.
Kendinizi aşırı cüsseli hissetmeyebilirsiniz, ama eğer ortalama irilikte bir yetişkinseniz o naçizane bedeniniz içinde barındırdığınız enerji 7x1018 jul potansiyel enerjiden daha az olmayacaktır.
Şair Paul Valery bir defasında Einstein'a fikirlerini kaydetmek için bir defter tutup tutmadığını sormuş. Einstein ona ölçülü ama gerçek bir hayretlikle bakmış. "Ah, hiç lüzum yok ki," diye cevap vermiş. "Aklıma nadiren bir fikir gelir."