geçmişin ve ona doğru çıkılan yolculukların insana bahaneler bağışlayan gündemi elimden alındığına göre, şimdi ne yapacaktım?
sıkılarak, sayısız sakarlığımla aranıza katıldım. alnım çırılçıplaktı...
"Allah'a inanma ışığı ve ona inanma aydınlığı. sesimi yükseltirsem bunun için yükseltirim. yoksa bunun dışında dünyada hiçbir şey ses yükseltmeye değmez. yaşamayı ve ölmeyi, mekâna ilişmeyi, zamana girmeyi, daha doğrusu zaman ve mekânla diyalog kurmayı, ancak ve ancak bu inanç uğruna göze alabilirim."
Allah'a inanan insanın özgür olduğuna inanıyorum. insan boynuna zincir atan, takan eşyadan ve öteki insanlardan, insanların tanrılaştırdığı kişi ve eşyadan insanı ancak Allah kurtarır. yani insanı ancak Allah özgür kılar.
"inkâr tutsaklık, inanç özgürlüktür."
Allah'a inanıyorum. ben bir diriliş işçisiyim. Allah kentinin işçisiyim. Allah'ın övdüğü, beğendiği İslâm toplumunu ören, toplumunun örülen duvarında en küçük bir kum tanesi olmaktan öte öğüncüm olamaz.