Her insan birilerini, bir şeyleri sevmeyi gereksinir. Ben de sevilmeye daha layık birilerinden, bir şeylerden yoksun olduğum için, küçük bir korkuluk kadar aptal, soluk olan bu zavallı oyuncağı sevip bağrıma basmakla avunuyordum.
Sevilen birinin öldüğü yerde zaman sonsuza dek durur. İnsan kendi kendine, dua eder gibi, eğer aynı yerde durursam onun duyduğu acıyı hissedebilir miyim, diye sorar. Derler ki eski bir şatoyu ziyaret ederken o yerin tarihi, yıllar önce orada yürüyen insanların varlığı, vücutta hissedilebilir. Önceleri böyle şeyler duyduğumda neden söz ediyor bunlar, derdim. Ama şimdi bunu anladığımı hissediyordum.
Gerçekten güzel anılar daima parlayarak yaşar durur. Bir zaman sonra teker teker canlanırlar. Birlikte yediğimiz yemekler, sayısız öğleden sonraları ve akşamlar.