Hayat Yolculuğunda Yönünü Mü Kaybettin? Gelin Sembollerin Gücünü Konuşalım
çıkan kitap bizim sadece Viking çizgi filmlerinde,dizilerinde gördüğümüz o meşhur Rune işaretlerinin aslında hayatımızın tam ortasında kullanabileceğimiz birer enerji anahtarı olduğunu anlatıyor. Sayfaları çevirdikçe sadece bir alfabeden ziyade, günlük hayatta tıkanan enerjileri açmak için kullanabileceğimiz somut frekanslarla karşılaşıyoruz
.Kitap çoğunlukla sembollerin pratik işlevlerine odaklanıyor.
Hayatımıza maddi kazanç ve hak edilmiş bereketi çekmek için Fehu
Hastalıklardan sonra bedeni ayağa kaldıran, o saf direnci ve gücü veren Uruz
Çevremizdeki negatif gözlerden, nazardan veya bizi aşağı çeken enerjilerden korunmak istediğimizde Thurisaz
sembolü resmen bir kalkan. Doğru kelimeleri bulmak, bilgece kararlar almak için Ansuz
Hayat yolculuğumuzda yönümüzü çizip güvenle ilerlemek için Raido
İçimizdeki o yaratıcı gücü, körelen ilhamı tetiklemek için Kenazı
Fırtınalı dönemlerde hayatta yolumuzu kaybetmemek için de meşhur denizci pusulası Vegvisiri
İşin köken kısmında ise acayip iddialar var; Atlantis ve Mu gibi kayıp kıtaların batışıyla yeryüzüne dağılan kadim bilgeler, bu sembolik dili farklı coğrafyalara taşıdığı , sembollerin aslında Göktürklere, oradan da Orhun Kitabelerindeki damgalara kadar uzanan derin bağları olduğunu anlatılıyor. Yazarın bu detaylı ve derin araştırması, insana kesinlikle farklı bir vizyon katıyor, yeni araştırma kapıları açıyor.
Bence Akıcı ve görsel destekli bu çalışma, spiritüel konulara körü körüne inanmak yerine, sembollerin pratik gücünü hayatında denemek ve sorgulayarak yeni kapılar açmak isteyenler için net bir rehberlik sunmuş.
Bugün, İslam düşünce tarihinin en sarsıcı ve en samimi eserlerinden biri olan muazzam bir başyapıttan bahsetmek istiyorum. Kitap, Bağdat’taki Nizamiye Medresesi’nde kariyerinin ve şöhretinin zirvesindeyken derin bir içsel bunalıma giren İmam Gazzâlî’nin, "kesin bilgi" peşinde koşarken yaşadığı hakikat arayışını anlatıyor. Klasik bir biyografiden öte, yazarın kendi nefsiyle, şüpheleriyle ve Şeytan’la girdiği o büyük iç hesaplaşmaya bizi de ortak eden samimi bir günlük formunda yazılmış. Alim de olsanız bu dünyada hep bir nefis-şeytan çatışması içinde olacağınızı yüzümüze çarparken, aslında hiçbirimizin bu içsel kavgalarda yalnız olmadığını derinden hissettiriyor.
İmam Gazzâlî eserde, dönemin felsefe ve Bâtınîlik gibi akımlarına karşı muazzam mantıklı argümanlar sunuyor. "İslam’ın akılla işi yoktur" şeklindeki o sığ ve yanlış düşünceye savaş açarcasına; akıl yürütme, düşünme ve sorgulama süreçlerinin dinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edildiğini bizlere gösteriyor. Üstelik bunu yaparken müthiş bir bilgi ahlakı ve vizyon ortaya koyuyor: Doğru bilginin, sırf hak ehli olmayan biri söyledi diye reddedilemeyeceğini; önemli olanın söyleyen değil bilginin içeriği olduğunu belirterek bizleri zihnî bir prangadan kurtarıyor. Yaşadığı o yıllar süren büyük uzletin ve fikrî buhranın sonunda ise ruhunu teskin eden o kesin hükme varıyor: Hayat tarzı en güzel, yolu en doğru ve ahlakı en temiz olanlar tasavvuf ehlidir.
"Gafletten Uyanış", sadece aklımızın bakış açısını değil, gönlümüzün de ufkunu güzelleştiren güçlü bir rehber. Dünyanın telâşında unuttuğumuz o iç sesi yeniden duymayı öğreten, ruhu ve kalbi yeniden hizaya getiren bu eseri mutlaka okuyun, okutun. Doğru bildiğimiz gafletlerden uyanışımıza vesile olması dileğiyle..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yıldızlara Yakın, adının hakkını veren; merhamete, dürüstlüğe, en çok da iyiliğin gücüne yakın duran şahane bir başarı hikayesi. Okurken hem gözlerinizi dolduracak hem de içinizi umutla kaplayacak cinsten. Özellikle ilkokul son sınıf ve ortaokul çağındaki çocukların vizyon geliştirmesi, empati kazanması ve hayata daha güçlü tutunması için kesinlikle kütüphanelerinde yer alması gereken bir başyapıt. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yıldızlara YakınMetin Özdamarlar · Timaş İlk Genç Yayınları · 2025664 okunma
Mezopotamya dendiğinde aklınıza ne geliyor? Dürüst olmam gerekirse benimkine savaşlar, krallar ve tozlu tabletler geliyor. Sayce'nin bu kitabı odağı tamamen "insana", yani sokağın, pazarın ve evlerin içine çevirmiş. Kitap halkın yaşamından eğitime, evlilikten tefeciliğe, kölelikten dinsel inanışlara kadar birbirini kusursuz tamamlayan 8 farklı başlık altında toplanmış.
Babil, Mezopotamya'nın kültür ve bilim başkenti, astronomi ve matematik alanında çok gelişmişler. Elbette Asurlular da bu kültürü büyük oranda benimsemiş ve Asurbanipal Kütüphanesi gibi muazzam arşivler kurmuşlar ancak bunu daha çok devletin ve gücün hizmetine sunmuşlar.
Bugünün Doğu toplumlarında görülen kadınların toplumsal yaşamdan dışlanması anlayışı kesinlikle Babil'de geçerli değilmiş. Hele bir çeyiz ve evlilik hukuku var ki akıllara zarar, bugünün modern medeni hukukuna taş çıkartacak cinsten bir vizyon!
Vizyon ve bakış açınıza ciddi anlamda olumlu etkileri olabilecek bir eser. Ba yıl dım. Çok faydasını görüyorum ruh halimde, iyi hissettiriyor. Tekrar tekrar göz atmalık.
Amin Maalouf, Afrikalı Leo (*Léon l'Africain*) adlı bu muazzam tarihi ve biyografik romanında, 15. ve 16. yüzyılın dönümünde, Endülüs'ün çöküşünden Osmanlı'nın Kahire'yi fethine kadar uzanan çalkantılı bir çağda yaşamış ünlü gezgin ve coğrafyacı Hasan bin Muhammed el-Vezzan'ın (tarihte bilinen adıyla Leo Africanus) sıra dışı yaşam öyküsünü konu alır.
Yazar; Granada’da (Gırnata) doğan, Müslümanların İber Yarımadası'ndan sürülmesiyle Fez'e göç eden, ardından diplomatik görevlerle Akdeniz'i, Sahra Çölü'nü ve İstanbul'u aşarak korsanlar tarafından kaçırılıp Papa'ya esir olarak sunulan bu dünya vatandaşının hikayesini anlatırken; Doğu ile Batı, İslam ile Hristiyanlık dünyası arasındaki hem kanlı çatışmaları hem de kültürel geçişkenlikleri, dinlerin ve imparatorlukların yükseliş ve çöküşlerini, Akdeniz havzasının zengin ve kozmopolit yapısını, Maalouf'a özgü derin bir tarihsel vizyon, lirik bir anlatım, yüksek bir empati duygusu ve masalsı ama bir o kadar da gerçekçi bir edebi dille işler.
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,4bin okunma