Vaveyla..

Vaveyla..
@vodtka
Ahlak bekçisi
2 Ağustos
120 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Bilmem kaçı kaç geçe, Bilmem kaça kaç kala, Ya erkence, ya geçce, Sıram gelir hoppala! Altımda gacır gucur, Kişner durur cansız at.. İşte servili çukur; Ve ölümsüz hakikat!
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ölüler bağırıyor mezarlarından: Yolcular, oturun taşlarımızda! Onları deviren biziz toprağa, Biz attık onları böyle ayağa; Sakın atlamayın kenarlarından! Ölüler bağırıyor mezarlarından.. Yolcular, uzanın yere upuzun; Dayayın taşlara başlarınızı! Tüy yastıklar gibi rahat taşımız, Birleşsin bir lâhza orda başımız! Bizdedir cevabı kuruntunuzun; Yolcular, uzanın yere upuzun! Ben de bir gün böyle haykıracağım: Yolcular, oturun mezar taşımda! Yolcular önümde fısıldaşacak, Yolcular aşılmaz yollar aşacak. Taşımı yerlere yatıracağım; Ben de bir gün böyle haykıracağım!
Şiir
Tahtadan yapılmış bir uzun kutu; Baş tarafı geniş ayak ucu dar. Çakanlar bilir ki, bu boş tabutu, Yarın kendileri dolduracaklar. Her yandan küçülen bir oda gibi, Duvarlar yanaşmış, tavan alçalmış. Sanki bir taş bebek kutuda gibi, Hayalim, içinde uzanmış kalmış. Cılız vücuduma tam görünse de, İçim, bu dar yere sığmaz diyor. Geride kalanlar hep dövünse de, İnsan birer birer yine giriyor. Ölenler yeniden doğarmış; gerçek! Tabut değildir bu, bir tahta kundak. Bu ağır hediye kime gidecek. Çakılır çakılmaz üstüne kapak?
Şiir
Şiirin adı; Ruh.
Ya bin yıl, ya bin asır sonra o gün gelecek. Koklarken küllerimi mezarımda bir böcek O kadar yanacak ki, bir yüksüklük toprağım, Yerden bir damar gibi kopup fışkıracağım! Ve birden bakacağım, her tarafım bitişmiş, Başım toprak altında bir mâden gibi pişmiş. Nefesten daha ince bir ipek kumaş derim; Fosfordan daha parlak, ince uzun ellerim. Dalacağım kendimin hayran hayran seyrine, Diyeceğim; bu dönen şeyler eski yerine, Benim diye baktığım şeylermiydi bir zaman? Külümün rüyasımı yoksa gördüğüm?.. Aman! Başımda açılacak fânilerin şeması, Ve onların toprağa gerçek teması, Bir tatlı vehim gibi içimi bayıltacak; Toprağın, koşacağım üzerinde yalın ayak; Şehrin, dolaşacağım kuş gibi etrafında; Bir beyaz hayaletin upuzun çarşafında, Gezeceğim doğduğum evin odalarını. Geceleyin, koskoca şehrin lâmbalarını, Bir keskin üfleyişim söndürmeye yetecek; Korku şehrin çelikten sesini tüketecek. Her şey susacak o ân, çalınacak kapılar; Kiremitleri yaprak yaprak alan bir rüzgâr, Ağzımdan haykıracak, uzun, gizli, çarpışık.. Erişilmez fikir ki, düğüm düğüm dolaşık.. Sarıldıkça boşanan yumak, çözülen demet; Başı görünmez hayâl, sonu gelmez nedamet....
Şiir
Odamda yanan mumu üfledi bir çan sesi. Gözlerim halka halka gördü bu uçan sesi. Önümden bir hız geçti, aktı ateşten izler; Açıldı kıvrım kıvrım toprak altı dehlizler. Şimşekler yanıp söndü, şimşekler sönüp yandı; Derindeki sarnıçta durgun sular uyandı. Sağa sola sallanıp, dan, dan, dan, çaldı çanlar, Sular ürperdi, eşya ürperdi, tunç ürperdi; Çanlar, kocaman çanlar, korkunç korkuç ürperdi. Gördümki, adım adım, gölge gölge keşişler. Ebedi karanlığın mahzenine inmişler.....
Şiir