Şu karşı evin boş odalarında,
Duvarlara sinmiş bir hayâlet var.
Elinde mum gece ortalarında
Bucak bucak gezer, birini arar.
Camlar tutuşurken eski kafesler,
Beyaz duvarlara aksetmiş durur.
Dağınık sürüyü toplayan sesler,
Kapıya sokulup tokmağı vurur.
Sonra işitilir sert bir hıçkırık,
Basar odaları belirsiz cinler.
Karanlık avluda döner bir çıkrık;
Sanırsın, kundakta bir çocuk inler.
Akşam, dağılırken yerli yerine,
Bu evin önünde ürperiyorlar.
İçlerinden kendi kendilerine:
Şu karşı ev tekin değil, diyorlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne derlerse desinler,
Yakın dostlarım cinler..
Havanın ve alevin kemiksiz çocukları;
Yüzbir odalı evin
Haşmetli konukları,
Rüzgârdan topukları,
Yakın doslarım cinler..
Kum gibi kalabalık,
Bin şekil ve bin kılık,
Suda bir gümüş balık,
Postacı güvercinler,
Zümrüt yüklü hecinler,
Yakın dostlarım cinler..