Dört bir yanındaki pırıl pırıl araçlara hüzünle baktı. Onları düşlediği günlerin evini doldurup yaşamını kolaylaştırdığı günlerden daha güzel olduğunu düşündü.
Kendisi de yaşamın bu noktasında öylece donuverdi. Küçük nar ağacından başka hiçbir şey görmeden, hiçbir şey duymadan, düşünmeden, küçük nar ağacı gibi, kim olduğunu, nerede, yaşamın hangi noktasında olduğunu bilmeden böyle donup kalmak da güzeldi, sanki gök delinmiş gibi dinlendiriyordu insanı.