Oegstgesst’e Dönüş, 1965 yılında yazılmış, öyküleştirme ve betimlerle anlatıya dönüştürülmüş bir biyografi aslında. 1001 Kitap içerisinde görmesem, hususi alıp okur muydum, emin değilim, ama herkesin çocukluğuna dair anılarını bir köşeden çıkarıp canlandıracağını düşünmekteyim kitabın. Jan Wolkers’ı okumamıştım ve Hollanda edebiyatıyla alakalı bilgi sahibi olduğum söylenemez. Yazarın doğduğu yıllarda, I. Dünya Savaşı, Wall Street’in çöküşü, 1919 Krizi’nin (Büyük Buhran) (aslında aynı şey) ortaya çıkışı, ister istemez bulunduğu toplumu etkilemiş, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde bulunan tüm basamakları tehdit etmiş, yaşantısına yansıyan çıkmazlar, kalemine de gark etmiş. Geriye dönüş öykülerini daima hüzünlü bulan ve okumayı seven benliğim, Oegstgeest’e Dönüş’ü sevdi denilebilir. Kitap, geçmişe dönme araçlarından fotoğraf gibi, kaleme sarılarak, çocukluğunun hüzünlü yolculuğuna bizleri de ortak etmek istiyor; katılıp katılmamak sizlerin ellerinde.