Harry Potter,” dedi sol tarafımdan bir ses. “Hiç İncil
okumayı denedin mi?”
Kırklı yaşlarının ortalarında olan yüzü bol pudralı bir
kadındı. Neden tüm İncil hayranlarının yüzünde sanki ka
bız olmuşlar gibi bir ifade oluyordu? İnsanları sınıflandır
ma, Helena! Nazik bir şekilde gülümsemek için elimden
gelenin en iyisini yaptım.
“Tanrı yapmamasını söylediği hâlde arkasında yanan
şehre baktığı için taşa dönüşen kadının olduğu kitaptan mı
bahsediyorsunuz?” diye sordum. “Ateşlere atıldıkları hâl
de yanmayan üç cesur adamın olduğu kitaptan mı? Düş
man ordunun generallerinden birini besleyip uyuttuktan
sonra adamın beynine çadır kazığı sokmaya çalışan kadı
nın olduğu kitap mı?” Bana boş boş baktı.
“Ama o söylediklerin doğru. Bu ise kurgusal,” dedi
Harry’yi işaret ederek. Şeytana tapınanların kitabı olduğu
nu söylememe bile gerek yok.”
“A-ah, şeytana tapınmak mı? Tıpkı Yahudilerin altın
dan bir inek yapmaları ve Tanrı diye ona tapmaları gibi
mi?”
Öfkelenmişti.
“Okusan bu kitaba bayılırdın,” dedim Ateş Kadehı’ni
ona doğru tutarak. “Bu İncil’in aksine PG 17 olarak işaret-
lenmiş bir yapıt.”
Evin ön kapısından çıkıp onun
üzerine atlayışını ve bacaklarını onun gövdesine sarışını
izledim. Kit onu tutmak için paketleri yere bırakmıştı. Bu
gece olan şeyler arasında beni en çok etkileyen şey buydu.
O nu yakalamak için paketleri öylece yere bırakışıydı. Neilt
ek ciddi erkek arkadaşım olduğu için fazla referansım
yoktu ve Neil de bir şeyler kırılır korkusuyla beni tutmak
için asla paketleri yere bırakmazdı. Bu göğsümde derin bir
ağrıya neden oldu. Sevgililerini yakalamak için paketleri
yere bırakacak erkekler olduğunu bilmek acıydı. Beni de
çaba sarf etmeden sevecek birini istiyordum. Ya da K it’in
beni çaba sarf etmeden sevmesini istiyordum. Oğlumu
yetiştirmesini, içimdeki keşfedilmemiş sanatı geliştirme
sini istiyordum. Bunu yapmak için çok kötü bir zamandı
ama bebek Brandi’yi düşündüm. Della, Kit’in çocuğunu
doğurmak istiyordu ve başka bir hayatta ben bunu zaten
yapmıştım. Kıkırdamaya başladım ve Della ile Kit kapıdan
içeri girdiklerinde kahkahalara boğuldum.
Dayanılmaz kalp ağrısı, yeter
sizlik hissi, ara sıra gelen gözyaşları ve umutsuzluk dışında
bekâr olmayı sevmiştim aslında. Nerede ya da kimle ol
duğun hakkında kimseye bilgi vermen gerekmiyordu. Bu
özgürlük ve yalnızlıktı, canlılık ve iç huzurdu.
Hiçbir şey hissettiğim bu garipliğe bir
son veremediğinde laptopumu açıp Kit’in Facebook pro
filini buldum. Della’nın bizi tanıştırmasının ardından kısa
bir süre önce arkadaş olmuştuk. Yeni biriyle tanıştığında
yapılacak ilk şey buydu sanki: onları sosyal medyadaki ha
yatına eklemek. Artık arkadaşız! Artık öğle yemeğinde ne
yediğimi en sevdiğim efektle birlikte görebilir ve yukarı
dan çektiğim fotoğrafta görünen spor ayakkabılarımı fark
ederek spor yaptığımı anlayabilirsin. Ardından evrendeki
en iyi erkek arkadaşa sahip olmamla ilgili yazdığım duy
gusal gönderiyi okuyabilirsin (bu gönderi de onun doğum
gününde ya da yıldönümümüzde yazılmış olmalı). Haya
tımdaki her taklit ürünü, uydurma an artık seni de ilgilen
direcek. Hoş geldin, takipçim!