“Neden o dalgaları çiziyorsun?” Buzdolabına doğru
ilerliyordu. Adımları yavaşladı.
Cevap verdiğinde arkası dönüktü ve ben onu sesindeki
değişimi fark edecek kadar iyi tanımıyordum.
“Sebep ve sonuç,” dedi. Bana döndüğünde elinde bir su
şişesi vardı. Kapağı açıp bir yudum su içti. “Hayatlarımızı
kontrol edebileceğimizi düşünürüz ama aslında bizi kont
rol eden hayattır. Hayatımıza dokunan her şey bizi kont
rol eder. İnsanlar sandıklarından çok daha zayıflar aslında.
Kontrol ettiğimiz tek şey tepkilerimiz.”
Bunu çok ikna olmuş bir edayla söyledi. Ben de bir kıs
mına inanıyordum.
“Yani hepimiz oturup bir şeylerin dalga yaratmasını mı
bekliyoruz?”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zaten doğaçlama hayatta sık sık başvurduğumuz bir akımdır.
Doğaçlamaya kapılırız hepimiz. Doğaçlama aşka, doğaçlama nefrete, doğaçlama şiddete ve doğaçlama vahşete.
Morg anarşist bir şehrimizdir. Bir kere her şey beleştir.Balkanlardan gelen soğuk akımı hep etkilidir. Ama kimse ısınmak istemez. Öyle de kıyaktır morg. Dünyada en sevilmeyen insanı alın morga koyun. Onun bile bir özleyeni çıkar. Morg şehrinin bekçisi olur. Ama saldıranı hiç olmaz. Çünkü bilinen odur ki dünyada zararlı olmayan bir insan topluluğu onlar da yalnızca morg şehri sakinleridir.