Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün farklı oluşunda aklıselim sahipleri için elbette ibretler vardır. Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler: "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih eder ve takdis ederiz. Bizi cehennem azabından koru!" (Âl-i İmrân, 3/190-191)
Rahmeti gazabını geçen Rabbimiz var. Hata edip yanılıp tövbe ettiğimiz zaman tövbemizi kabul eden, yine hata edip yine tövbe ettiğimiz zaman tövbemizi yine kabul eden ve biz tövbe ettiğimiz zaman hayatından ümit kesilen bir insanın hayata döndüğü zamanki gibi sevinen bir Rabbimiz var. İnsan neden hâlâ günah işlemekte ısrar edip cehennem ateşine girmek için çaba sarf eder?
Mümin, Allah'tan hak ve hakikatten faydalanmayı; öğrendiği ve okuduğu her şeyin imanını kuvvetlendirmesini, ahlâkını güzelleştirmesini ve Allah'ın (c.c.) razı olacağı güzel bir Müslüman olabilmeyi niyaz ederek amel etmelidir.