Uzun bir aradan sonra böyle tarz bir kitap okumak bana iyi geldi. Tekrardan kitap okuma isteğimi harladı da diyebiliriz.
Kitap özetle Alman bir profesörün Yahudi olan bir kadına olan aşkını ve acıklı hikayelerini anlatıyor. Onların hikayesini de bize aktaran Maya adında İstanbul Üniversitesi'de çalışan bir memur.
Maya'nın iç sesini dinlemek güzeldi. Bazen gerçekten de birisinin düşüncelerine dalmak, yaptıklarını görmek, hissettiklerini hissetmek hoştu ama bazen de gerçekten çok detay, incik boncuk şeyleri bile anlatması "ay aman Maya ya" dedirtti. Lakin sonuçta onun iç dünyası olduğundan ona da hak veriyorum.
Profesör ve Yahudi kadının aşkını biraz daha detaylı ve hissederek daha yaşayarak okumak isterdim açıkçası çünkü genel olarak kitapta Maya'nın bakış açısı ve düşünceleri var. Böyle olunca aşırı etkilenmedim. Belki aşıkların yaşadıklarını daha uzun ve detaylı okuyabilirdik.
Evet kitap güzeldi ama güzeldi o kadar. Bazı detaylar da beni rahatsız etmedi değil. ermeniler hakkında falan yazdıkları pek hoş değildi. Böyle konularda biraz bizi yermeleri vardı gibime geldi.
Struma Gemisi'ni bilmiyordum. Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde ülkemize gelen ve hizmet eden Yahudileri de bilmiyordum. Bunları öğrenmek de güzeldi.