Eğer biz, ABD'nin Ortadoğu'daki çıkarlarının bekçisi olma yeri
ne, ABD'nin çıkarlarıyla ulusal çıkarlarımızı dengeleyici bir siyasa iz
leseydik, ABD'ye böylesine bağımlı kalamazdık, "oltadaki balık" gibi
de görülmezdik.
Demek , Orhan Veli'nin dediği gibi , rakı şişesinde değil de , bir de " oltada balık" olmak var , bu uçsuz bucaksız sömürü düzeninde... Oltaya yakalanmış balığın yeme gereksinimi yoktur! Öyle ya ,zokayı yutan balık yemi neylesin!
İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı , güvenmemeyi , sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir . Bu gerçekleştiğinde ne yazık ki çok geçtir. İnsanların "Tecrübe" dediği şey budur. Kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana "Tecrübeli" denir.
Freud