Beni önce küçük bir kutunun içine koydular, gözlerimi açıp "Bak, bu dünya," dediler. "Burada yaşarsın." Bazen sadece nefes almanın da yaşamaktan sayıldığını söylemediler. Nefes alırken ciğerlerinin oksijen değil de acı soluyabileceğinden de bahsetmediler. Koskoca dünya... Herkes soluk veriyor; ama herkes göğüs kafesini parçalayan görünmez bir hançerle nefes almıyor.
"...her zaman başka bir yol vardır." Gülümsedi. "O yolları göremeyeceğin kadar karanlıkta mısın? Bir sokak lambasıyla o yolu aydınlatırsın. Görünürde hiç mi yol yok? O yolu kendin çizersin."