Sonra bir gün kapım çaldı. Küçük bir kutu. İçinde yalnızca birkaç kelime vardı. Ve o an anladım. Bazı kâbuslar insanı uykusunda yakalamaz. Onlar sabırla bekler. Tam unuttuğunu sandığında, en sevdiğin insanların arasına gizlenir. Nefesine karışır. Sana aynada kendi yüzünü gösterirken bile seni kandırır.
Artık kimseye tamamen güvenemiyorum.
Bazen yakınımdakilere bakıyorum ve korkuyorum.
Bazen zihnimin bana oyun oynadığını düşünüyorum.
Bazen de...
Asıl korkmam gereken şeyin hatırlamak olduğunu hissediyorum.
Çünkü bazı anılar gömülmez.
Bazı insanlar gerçekten gitmez.
Ve bazı sırlar vardır...
Ortaya çıktığında yalnızca hayatını değil, kim olduğunu da elinden alır.
Ben Meryem.
Bu benim hikâyem değil.
Bu, karanlığın beni nasıl yuttuğunun hikâyesi.
Eğer cesaretin varsa...
Gel.