juliet rose

kendi kendine, jude'u düzeltmeye çalışmayacağına dair söz verirken, birini çözmenin onu düzeltmeyi de istemek demek olduğunu unutmuştu: bir soruna teşhis koyduktan sonra onu çözmeye çalışmamak hem ihmalkârlık hem vicdansızlıktı.
Sayfa 620·Kitabı okudu
Reklam
"onu da çok ilgilendiriyor. bir insanla ilişki içinde olmak bu demektir, almıyor mu bunu kafan hala? canının istediği şekilde davranamayacağını anlayamıyor musun? kendine zarar verirsen ona da vermiş olacağına kafan basmıyor mu?"
Sayfa 615·Kitabı okudu
fakat nedense son yedi aydır jude'u iyileştirmeye, onarmaya takmıştı kafayı, oysa düzeltilmesini gerektirecek bir tarafı yoktu. jude onu hep olduğu gibi kabul etmişti, kendisinin de bunu denemesi lazımdı.
Sayfa 571·Kitabı okudu
o gece yalnız kalınca kendisi de ağladı; yaptığından ötürü değil, başaramadığından, hayatta kaldığından.
Sayfa 488·Kitabı okudu
geceleri yıllardır inanmadığı bir tanrıyı yalvardı; yardım et bana, yardım et bana, diye yakardı.
Sayfa 469·Kitabı okudu
Reklam