kendi kendine, jude'u düzeltmeye çalışmayacağına dair söz verirken, birini çözmenin onu düzeltmeyi de istemek demek olduğunu unutmuştu: bir soruna teşhis koyduktan sonra onu çözmeye çalışmamak hem ihmalkârlık hem vicdansızlıktı.
"onu da çok ilgilendiriyor. bir insanla ilişki içinde olmak bu demektir, almıyor mu bunu kafan hala? canının istediği şekilde davranamayacağını anlayamıyor musun? kendine zarar verirsen ona da vermiş olacağına kafan basmıyor mu?"
fakat nedense son yedi aydır jude'u iyileştirmeye, onarmaya takmıştı kafayı, oysa düzeltilmesini gerektirecek bir tarafı yoktu. jude onu hep olduğu gibi kabul etmişti, kendisinin de bunu denemesi lazımdı.