...halkın ve gençliğin sanatla eğitilebileceği düşüncesi, yasak edilmesi gereken tehlikeli bir girişimdir. Çünkü uçuruma doğru iflah olmaz, doğuştan bir eğilimi olan kimse nasıl eğitimci olur? Uçurumu inkar edip onura erişmek isteriz, ama hangi yana dönsek, yine o çeker bizi. Örneğin çözümleyici zekaya sırtımızı çeviririz çünkü zeka, Phaidros, onurdan, disiplinden yoksundur; bilen, anlayan, bağışlayan bir şeydir; duruşu ve biçimi yoktur; uçuruma sempati duyar; uçurumun ta kendisidir.
Başka maksatlarla yapılsa korkaklık işareti diye kınanacak hareketler, ayaklara kapanmalar, yalvarmalar, yeminler, ricalar, niyazlar, kulluklar, kölelikler, bütün bunlar aşka bir aşağılama düşürmüyor, aksine bunlar yüzünden övgüler alıyordu.
Güzellik yaratan adaletsizliği onaylamaktan, aristokratça ayrıcalıklara yakınlık ve takdir göstermekten yana, sanatçı yaradılışlı hemen hemen herkeste doğuştan hoyrat ve zalimce bir eğilim bulunur.
Ona öyle geliyordu ki, her şey sanki doğallığından uzaklaşıyor, sanki hülyalı bir yabancılaşma, dünyanın garipliğe dönüşmesi çevreye kol salmaya başlıyordu; elini gözlerine siper ederek çevresine yeniden baksaydı, bu gelişmenin önünü alabilirdi belki.