"Hayat kudurmuşçasına akan bir ırmağa benzer, insanoğlu ise bu ırmağın azgın sularında yolculuk yapan bir dal parçasına. Bu yolculukta değişmeyen iki olgu vardır; ilk yalnız olduğun, ikincisi ise ne kadar uzun sürse de yolculuğunun ölümle sınırlı olması..."
"O kabinin içindeyken, ilk kez bir hiç olduğumu anladım. O kadar para pul, mal mülk, yaşadıklarım, anılar filan, hepsi hiçti. Öldüğümde benden geriye sadece bir hiç kalacaktı. Evet, kocaman bir hiç. Yaşadığımı kanıtlayan ne bir belge ne bir iz ne de bir işaret bırakacaktım."