Ve o iğrenç giyotin sehpasının bir anda yıkılması, hayatına, özgürlüğüne, servetine, ailene yeniden kavuşman için isminin yedi harfini* bir kalemle bir kağıt parçasının altına yazması ya da seni taşıyan arabanın onun saltanat arabasıyla karşılaşması yeterli!
Bu şehirde, bu saatte ve buradan uzak olmayan bir başka sarayda, her kapısında nöbetçileri olan, sen ne kadar aşağıdaysan onun o kadar yukarıda olması dışında aranızda hiçbir fark bulunmayan ve bütün toplumun içinde senin gibi kendini farklı hisseden bir adam var.
Üstelik hiç acı çekilmediğinden eminler mi? Bunu onlara kim söyledi? Kesik bir başın sepetten kanlı içinde akıp halka: Acı hissedilmiyor! dediğini duyan oldu mu?
Yanlarına gelip: Güzel bir icat. Ona özen gösterin. Çok iyi bir düzenek diye teşekkür eden ölüler oldu mu?