Murat Menteş'i okumaya ilk başladığımda dili absürt, aynı zamanda toplumsal mesajlar veren, kitaplarındaki başlıklar bazen komik bazen bir şairden, bir filmden, bir şarkıdan yazdığı kitapla alakalı konuya göre arasından seçip bulabilen biri olmasi hasebiyle ilgi çekici gelmişti. Fink ise Murat Menteş değil. Kitabın içersinde bir edebi kısım bulamadım. Tek cümleyle Türkiye'de tanınmayan Türk bir modelin Hong Kong'ta ve gezdiği yerlerdeki yaşadığı süreçte yaşadığı aidiyet kaybı Kitapta MM ile tanıştıktan sonra bir şey değişmedi. Goku evlenince bir şey değişmedi, boşanınca (ki neden boşandığını da bilmiyoruz) değişmedi. Çocuğu oldu değişmedi. Goku'nun içsel sancılarını okuduğumuz bir kitap oldu. Ama burada beğenilmeye değer o kadar az şey var ki, puanın bu kadar yüksek olmasına asla anlam veremedim. Kitapta evet simdi bir seyler olacak diyorsunuz, yok olmuyor. Tamam artık hikaye akışı bununla bağlantılı olacak diyorsunuz, e o da yok.
Peki neden 3 puan?
Seci sanatıyla roman yazması halihazırda pek karşılaşılmayan belki de günümüzde hiç yapılmayan, özgün bir tarz. Konu itibariyle Göksenin'in MM ile tanışması ve bundan sonra yazılış hikayesi ilgi çekici, Göksenin'in içsel çatışmaları (sürekli ölümle yasam arasında gidip gelmesi (4-5 kere silah çekilmesi ama her seferinde bu son derken aslında yaşamın devam etmesi, depresyon sürecindeki intihar girişimi), yaşadıklarını anlatırken bile karar vermeyip sürekli 2000-2018 arasında bizi bir ordan burdan gezdirmesi bize dolaylı bir mesaj veriyor. Göksenin kendi ülkesinde itibar göremiyor ama oraya ait hissediyor, itibarı buradan bekliyor. Model dünyasındaki uyuşturucu, seks, alkol üçgeninin tam ortasında ama dini vecibelerini hayatının ön planına koyan bir Müslüman. Kendinden emin olmayışı da bundan. Nerede ve kim olduğuna karar