Aslı

Aslı
اى مرغ سحر عشق ز پروانه بیاموز کان سوخته را جان شد و اواز نیامد
Kunun ki der-çemen âmed gul ez-adem be-vücûd Benefşe der-kadem-i û nihâd ser-be-sücûd Yani: Şimdi çemende ademden bir gül vücûda geldi. Benefşe onun ayağında başını secdeye koydu.
Sayfa 58
Şiir
Reklam
Fazıl
Bu demde âteş-i seyyâle lâzımdır dile ammâ Hilâl-i rûze bir kufl-ı metîn astı dehân üzre
Sayfa 57
Yahya
Bezm-i aşkın cür’asın içse göreydi hâleti Ol kadeh-peymâ ki mest-i âb-ı tâk olmuş durur Mânâ: Asmanın suyunu (yahut şarabı) içerek sarhoş olan kimse aşk meclisinin kadehindeki artığı da içseydi keyfinin dikkate şâyân olduğunu görürdü.
Sayfa 56
Şiir
şeyhülislâm bahâyî
Ser-bürîde tâze şâh-ı tâke komuş şîşedir Dîde şiryân-ı dil üzre âbdan hâlî değil Mânâ: Gözlerim, kalbimin akan kırmızı kan damarı üzerine su damlatmaktan hâlî değildir. (Bu hâliyle) sanki budanmış asma çubuğu ağzına konmuş bir şîşedir. Şâir gözlerini şişeye, can damarını da asma çubuğuna, gözyaşlarını budanmış asmadan damlayan özsuyuna benzetmiştir. Bu suya gözduyu da derler. Çünkü çubuklar göze yakın yerden kesilir.
Sayfa 56
kastamonulu sa’dî
Bezm-i uşşâka gel arslan sütü nûş eyle kuzum Böyle sütlü meme mâderle peder vermezler
Sayfa 55
Şiir