Düşmanı ve kendinizi iyi biliyorsanız yüzlerce savaşa bile girseniz sonuçtan emin olabilirsiniz. Kendinizi bilip düşmanı bilmiyorsanız kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz. Ne kendinizi ne de düşmanı biliyorsanız sizin için gireceğiniz her savaşta yenilgi kaçınılmazdır.
Savaşta önemli bir kural: Elindeki ordunun gücü düşmandan on misli büyük ise düşmanı kuşat, beş misli büyük ise saldır, iki misli büyük ise ordunu ikiye böl. Güçleriniz eşitse hala çatışmaya girebilirsin, gücün zayıfsa düşmandan uzakta durmanda fayda var ancak her alanda düşmandan zayıfsak geri çekilmek yapılacak en akıllıca iştir.
Akıllı lider düşman ordusunu savaşmadan, düşman kentlerini kuşatmadan ele geçirmesini bilir. Düşman krallığını savaş meydanında uzun sürecek savaşlardan çok savaş oyunları ile bitirir.
Savaş sanatının en pratik kavramı, düşman ülkesini tümüyle zarara uğratmadan ele geçirme fikridir. Yakıp yıkmanın kimseye faydası olmaz. Aynı şekilde bir orduyu da tümüyle ele geçirmenin nimetleri sınırsızdır. Bu nedenle savaşların tümünde savaşarak zaptetmek en üstün başarı demek değildir. Üstün başarı düşmanın direncini savaşmadan kırmaktır.